FİGEN ŞAHPAZ: On yılın ardından 6331 sayılı İSG Kanunu ile ilgili görüşünüz nedir?
MURAT CAN OCAKTAN: 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu ile yaşanılan on yılın bir değerlendirmesini yapmamız gerektiğinde kanunun öncesi süreci kısaca hatırlamamızda fayda var. 2003 yılında yayınlanan 4857 sayılı İş Kanunu sonrası alanımızda çok hızlı değişiklikler yaşanmaya başladı. 391 sayılı Avrupa Birliği Direktifi -ki birebir tercümesi ile 2003 yılı Aralık ayında “İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği” yayınlandı- baz alınarak alanımıza “önleyici” yaklaşımla hareket etmemizi gerektiren çok sayıda mevzuat kazandırıldı. Bu sürecin başlangıç aşamasında bazı yeni kavramlar da hayatımıza girdi. İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde “İş Güvenliği Mühendisi” olarak tanımlanan pozisyon zaman içerisinde sisteme hizmet etmeyi amaçlayan bir pozisyona devşirildi ve “İş Güvenliği Uzmanı” oldu. Bu sayede uzmanlık gibi gerçekten bilgi birikimi, deneyim ve çalışma gerektiren bir kavramın içi boşaltılmış oldu ve insanlara bir iş umudu olarak sunuldu. 4857 sayılı kanun ve bağlı mevzuat içerik olarak bugünkünden yetersiz değildi ve ihtiyaca cevap verebiliyordu. 4857’nin en çok eleştirdiğimiz yanı kapsayıcılığıydı ve yetersizdi. O nedenle 6331 hazırlanırken çalışma yaşamanın tamamını kapsayacağı için çok olumlu olarak değerlendirildi. Ancak geçen on sene içerisinde maalesef kanun hala tam anlamıyla yürürlükte değil. Zaman içerisinde “az tehlikeli” sınıfta olup ta çalışan sayısı elli altında olan işyerleri de neredeyse kanunun kapsayıcılığından çıkarıldı, kamudaki belirsizlik hala devam etmektedir.
FŞ: OSGB’ler hakkında ne düşünüyorsunuz?
MCO: Bu tip olumsuzlukların üzerine baştan yanlış kurgulanmış bir sistem olan OSGB’lerin bir kısmının bir nevi krizi fırsata çevirme diye adlandırabileceğimiz saha faaliyetleri-ki en çok yaptığı işi doğru yapan diğer OSGB’lere zarar vermektedir- maalesef alanımızda ciddi sorunların devamına neden olmaktadır. Bugün gelinen noktada çok açık bir şekilde görülmüştür ki sıkıntımız mevzuat değil çok kolay dejenere edilebilen saha uygulamalarındadır. Ticari kazanç öncelikli saha uygulamaları yeterli olamamakta ve bunun sonunda acı olaylar yaşanılmakta ve maalesef bu olayların sorumlusu bir başka deyişle günah keçisi bu alanın profesyonelleri özellikle de iş güvenliği uzmanları olmaktadır.
FŞ: Teşekkürler
*Murat Can Ocaktan
Metalurji Yüksek Mühendisi, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı