Başlangıç 1 payda.
TİTCK’nın 09.01.2023 tarihinde sahte ilaç haberlerinin ardından yaptığı açıklamadaki bir cümlesini de buraya eklemekte yarar olduğunu düşünüyorum: “İlaç gibi son derece hassas bir konuda hangi menfaat odağının ne türlü kirli hesapları olursa olsun, Kurumumuz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kaliteli, güvenli ve etkili olmayan ilaçların piyasaya arzına ve kullanımına izin vermeyecektir.” (Erişim tarihi: 23.04.2023:https://www.titck.gov.tr/haber/basin-aciklamasi-09012023090846).
İşin fazla detayına girmeden daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi, klinisyenlerin hastalığın yönetiminde kullandıkları en önemli şey olan ilacın içerik ve kalitesi için sadece belge üzerinden değerlendirme yeterli değildir. Hekimlerin de sadece tahlil ve görüntülemeler üzerinden hiç hastayı görmeden, hastayı değerlendirme imkanı var mı? Tabi ki böyle bir durum söz konusu bile olmaz ancak söz konusu ilaç kalite ve içerik değerlendirmesi olunca ne hikmetse otorite tarafından bu yöntem kullanılabiliyor!!!! Bunun yanında geçmişte yaşadığımız sahte ilaç sicilimiz göz önüne alındığında bundan sonrası için alınan tedbirin maksimum düzeyde olması gerekirken, ülkemizdeki labratuvarlarda ilgili tıbbi ürünün analizi yapılması şart iken; yine, yeniden ve her zamanki gibi “-mış gibi yapmaya” devam ediliyor.
Sonuç olarak bu konuya yönelik iki ihtimal ortaya çıkıyor:
Son olarak her ne kadar buruk ve hüzünlü olsak da, pek içimizden kutlamak gelmese de; milli ve dini bayramlarınızı kutlarım. Nice huzurlu bayramlara, hep beraber ve yaralarımızı sarmış bir şekilde ulaşabilmek dileği ile saygılarımı sunarım.