Yanlış hatırlamıyorsam 2018 yılında okuduğum bir haberde bir şehir hastanesinin bünyesinde 290 yataklı, 50 poliklinik odalı, içinde 7 golf arabası ile hizmet verilecek 3 hastane büyüklüğünde -şüphesiz, helikopter pistleri de eksik olmayan- bir acil servisin açılacağı yazılmıştı. Acil servis yönetimine ilişkin bilgim çok sınırlı ama haberden acil servis bünyesinde niceliksel olarak hiçbir şeyin unutulmadığı izlenimi alınıyordu.
Acil hastaların golf arabalarıyla taşınmasını gerektirecek kadar büyük bir acil servisteki hizmetin niteliğinin nasıl olacağını merak etmiştim ve o haber beni 2008 yılındaki bir acil servis anıma götürmüştü.
Acil servislerde gerçekleştirilecek bir klinik çalışmanın yapılabileceği acil servisleri belirlemek için iyi yönetilen, iyi işlediği bilgisini aldığım acil servisleri ziyaret ediyordum. Köklü bir üniversitenin ‘iyi işleyen’ acil servisinde tomografi gereksinimi olan hastaların yaklaşık 500 metre ilerideki tomografi cihazına açık havada sedye ile götürüldüklerini öğrendiğimde şaşkınlıkla ‘karda, kışta ne yapıyor hastalar?’ diye sorduğumda ‘bizim burada kar, kış olmaz’ yanıtını almıştım.
Bu iki örneğin de mevcut durumlarını bilmiyorum, bu ve benzeri hastanelerde çalışan hekimlerin ve tedavi edilen hastaların memnuniyetlerini, buralarda verilen hizmetin kalitesini araştıran makaleler de gör(e)medim.
Acil servislerin fiziki yapılarının düzgün ve yeterli olması -şüphesiz- önemli ama fiziki yapının yeterliliği verilen hizmet kalitesini artırıyor mu? Ya da fiziki yapısı yetersiz acil servislerde kaliteli sağlık hizmeti sunulabilir mi?