Türkiye’de Hekim/Sağlık Çalışanı Olmak

Uzun zorlu bir eğitim sonucunda hekimlik yapmaya hak kazandık. Farklı amaçlarla ideallerle seçtiğimiz bu mesleğin içine atıldıktan sonra dışımızdaki aktörlerin kararları sonucunda birtakım savrulmalarla yıllardır bu mesleği bir biçimde yürütüyoruz. İlkelerimizden, görüşlerimizden, inançlarımızdan zaman içinde farklı derecelerde tavizler verdik. 

Örneğin ben yıllardır şiddetle karşı çıkmama rağmen birçoğunuz gibi performansa dayalı ücretlendirme koşullarında çalışıyorum. Yanlış olduğunu bile bile günde 70-80 bazen 100 hasta bakıyorum. İnsani çalışma koşullarını talep etmemize rağmen bazen 24-36 saat çalışmak durumunda kalıyorum. Bir genel cerrah olarak tek kullanımlık cerrahi malzemeleri sterilize ederek(!) bir çok hastada kullanmak zorunda bırakılıyorum.

Bunlar benim yaşadıklarımın sadece bir kaçı. Tanık olduklarım da var… Aile Hekimliğine karşı olan bir çok meslektaşım aile hekimliğini seçmek ve bu alanda çalışmak zorunda kaldı. Bilimdışı geleneksel sağlık uygulamalarına alet oluyoruz. Reklam; örtülü-gizli ya da açık bir şekilde hayatımızda. Endüstri ile ilişkilerimiz hep sorunlu. Uzmanlık öğrencilerinin kötü eğitim, ağır çalışma koşullarına tanıklık ederken akademisyen meslektaşlarım onların çalışma koşullarını düzeltme konusunda adımlar atmıyor. 

Pandemide en fazla bedeli biz ödedik. Kimi meslektaşımız yaşamını kaybetti kimi sağlığını…. Ailemizi ve yakın olduğumuz sevdiklerimizi de tehlikeye attık. Uzun çalışma süreleri, ağır çalışma koşullarında fedakarca çalışmalarımız ne hastalar tarafından takdir ediliyor ne de bizi yönetenler tarafından…

Hekimlik felsefesinden uzaklaştıkça hem kendimize hem mesleğimize yabancılaştık. İşimizin o zaman keyfi kaçtı mesleğimiz işkenceye dönüştü. Tükendik.

Gelin bu başlık altında tüm sağlık çalışanları olarak, bizi mesleğimize yabancılaştıran, keyifle çalışmamıza engel olan, bizi tüketen, mesleki uygulamalarımızda karşılaştığımız çelişkileri tartışalım. Önce sorunları belirleyelim sonra da bu girdaptan nasıl çıkabileceğimiz konusunda fikirler üretelim. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında; tıbbın felsefesinden ayrılmadan, sağlığı koruma geliştirme ideallerimizden taviz vermeden nasıl çalışabileceğimizi mesleğimizin değerlerine yönelik saldırılara karşı nasıl bir savunma hattı çizebileceğimizi birlikte tartışalım.


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.