Toplumsal Şiddetin Siyaseten İnşası

En son Konya’da bir hekim ve İstanbul'da da bir avukat daha katledildi. Bu bir sonuç. Sonuçlar üzerinden hareket edersek doğru yere varamayacağımız kesin. Bu sonuca etki eden temel neden nedir, sorusuna verilecek yanıt kritik öneme sahiptir

Siyasi iktidar yaklaşık yirmi yıllık süreçte sürekli bir kutuplaştırma, ötekileştirme, değersizleştirme politikası üzerinden kendisini var etti. Balyoz, Ergenekon vb davalarla TSK’nın; meşru taleplerini de sanki çok şey talep ediyorlarmış gibi halka sunarak hekimler başta olma üzere sağlık çalışanlarını değersizleştirerek bir şiddet birikim süreci inşa etti.

Hekimlerin şikâyetlerine karşılık, istediğiniz yere gidin demek her ne kadar basit bir söylem gibi görünse de, siyasetin hedef kitlesinde ideolojik bir kışkırtmaya dönüşebiliyor. Kendisine rol model aldıkları siyasi liderin ve ekibinin kışkırtıcı dili, tabanında kendisini ona göre şekillendirmesine doğrudan etki edebiliyor. Hak aramanın meşru yollarının ve hukukunun yok sayıldığı bir toplumsal altyapı yirmi yıllık süreçte özenle inşa edildi. “Siz istediğinizi yapın hukuk arkanızdan gelir” söylemi farklı konuda söylenmiş olsa da “istediğiniz bireysel çözümü seçin, gerisini düşünmeyin” anlamına da gelebilecek tehlikeli bir söylemdir. İktidardakilerce önerilen bu yol ve yöntem, değersizleştirilen, ötekileştirilen meslek ve gruplara karşı şiddeti meşru bir boyuta taşır niteliktedir. Artık cinayete varan şiddet vakaları neredeyse olağan hale geldi. 

Kısaca çözüm, sorunun kökeninde yatıyor. Özellikle siyasetin kışkırtıcı ve şiddet içerikli dili yok edilmeden ve bu misyona sahip siyasiler, siyaset alanından arındırılmadan çözüm bulmak zor. 


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.