Sevk Zinciri talebi

Sevk zinciri tartışmasına ilişkin Merve Kayaduvar'ın "Bireysel tutum ve davranışlara göre sağlık politikası belirlenebilir mi?" sorusu çok kritik görünüyor. Soru Mustafa Sütlaş'ın "Sevk zinciri" talebini öne sürmeden önce kavramsal netliklere ihtiyaç var görüşü ve bu görüşün somutlanması olarak da hekimlerin bilgi/bilinç düzeyleri yeterlilikleri üzerinden geliştirilen bireysel tutum ve davranışların farklılığı tezine dayanıyor.

Sağlıkta sevk zinciri belli bir kabalaştırmayla birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık sistemleri arasında sorun düzeyine ilişkin hiyerarşik bir sıradüzeni anlayışına dayanıyor. Geçmişin kurumsal karşılıkları olarak sağlık ocakları, devlet hastaneleri ve üniversite hastaneleri zincirin halkalarını oluşturuyorlar. Sütlaş'ın yaklaşımı temel olarak zincirle bağlanmak istenen halkaların yapısal sorununa işaret ediyor. Gerçekten de bağlanması istenen zincirin üç halkası üzerinden düşünürsek ne aile hekimliği sistemi sağlık ocaklarının bilinen yapısal özelliklerini taşıyor ne de hastaneler geçmişte kendilerine biçilen rollere ilişkin yapısal özellikler taşıyorlar. Yani zincirle bağlanmak istenen halkalarda da sorun var.

Bu durum sanıyorum zincirin kopmasından/koparılmasından kaynaklanan halkaların yapısal değişimlerinden (bozulmasından) kaynaklanıyor. Sevk zincirinin basit bir sıradüzeni olmayarak ilişkisel bir bütünlükle birbirini etkilemesi/belirlemesi bozulmanın temel nedeni bana kalırsa. "Sevk zinciri" talebini yükseltmek aynı zamanda zincirin halkalarının da gerçek fonksiyonlarına göre biçimlenmesini de içeriyor. 

Buna göre, "Bireysel tutum ve davranışlara göre sağlık politikası belirlenebilir mi?" sorusundan belirlenen sağlık politikasının bireysel tutum ve davranışları belirlemesine geçmiş oluyoruz.


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.