Saygı ve Güven Zorla Kazanılır mı?

6 Şubat Depremleri sonrası halk tarafından yapılan yardımlarında çeşitli sivil toplum kuruluşlarının ön plana çıkması ve bazı kamu kurumlarının tercih edilmemesi kimi kesimler tarafından bu sivil toplum kuruluşlarının hedefe konulmasına yol açtı. Toplum tarafından sevilen-kabul görmüş simaların ve halkın bu kuruluşları tercih etmesi, hatta yardım için çalışması sekteye uğratılmaya çalışıldı. Hatta bazı kendini bilmezler tarafından karalama, bu kuruluşların itibarını zedelemeye dönük çabalar da oldu. 

Ancak bu karalamaları yapan kişi ve kuruluşların kaçırdığı bir nokta vardı. Yardım neden bazı kuruluşlara gönül rahatlığı ile yapılırken diğer kuruluşlara yardım konusunda çekiniliyordu. Öncelikle yardım söz konusu olduğunda kişilerin genellikle güven ve saygı duydukları kurumları tercih ettiğinin altının çizilmesi, diğer yandan saygı ve güvenin kişi ve kurumların kendi davranışları ile yaratılan duygular olduğunun unutmaması gerekir. Bu noktada diğer kurumların saygı ve güveni neden kaybettiklerine ilişkin düşünmesi ve eylemlerini buna göre planlaması gerekirken halkın tercih ettiği kurumlara saldırılması yanlıştır. Bir yurttaş olarak yardım yaptığım kurum şayet hiç de eylemlerini onaylamadığım başka bir kuruma bunu aktarıyorsa, yardımları amacı dışında kullandığına dair şüphelerim oluşuyorsa başka bir kurumu tercih ederim. Bu kurum da güveni sarsacak bir eylem yaptığımda ona da yardımı keserek başka bir kuruma yardımımı yaparım. Bu durumda kimsenin efelenmesi, bağırması, çağırması yurttaşların büyük bölümünü pek de etkilemez. Diğer yandan bu yardımın yapılması istenen kurumlar sivil toplumun yardımlarının yerine ulaşmasını engelleme yönünde eylemde bulunursa saygı ve güven kaybı hızlanarak artar. Kısacası saygı ve güven kimse bağırdığı, tehdit ettiği, zorladığı için oluşmaz, kişi ve kurumun kendi eylemleri ile oluşur. Bu konuda sıkıntısı olan kişi ve kurumların yeniden odağına halkı alması gerekir. 


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.