Sözde ʺuygarʺ dünyanın gözleri önünde günlerdir yaşanan savaşta kök sorun, İsrail´in Filistinlilere karşı uyguladığı abluka ve apartheid rejimi. Filistinlilerin eşitliği ve özgürlüğü tesis edilmeden de kalıcı barış sağlanamayacak.
Önceki hafta Sivas Katliamı davasında 30. yılını doldurması nedeniyle üç firari sanık, Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş hakkında zamanaşımı kararı verildi. Sonraki hafta Gezi davasında üç sanık haricinde Yargıtay cezaları onadı.
Sağlık meslek örgütleri arasında sağlık hizmetlerine erişim sorunları ve bu konuda yapılması gerekenlerle ilgili daha geniş bir mutabakat sağlanabilecekken, güncel sosyal, siyasal gelişmelerle ilgili alınması gereken tutum konusunda aynı genişlikte mutabakat sağlanmayabilir.
AKP’nin yirmi yılı dolduran “Sağlık Reformu”nun hastalar-sağlık çalışanları-özel sağlık sermayesi üçgeni bağlamında tek kazananı pastanın kremasını sıyıran özel hastane patronları olurken…
Birkaç saat önce Mehmet Şimşek ʺücret düzenlemelerinin hedef enflasyona göre yapılacağınıʺ açıkladı. Dün açıklanan Orta Vadeli Program (2024-2026) göre 2024 enflasyon beklentisi yüzde 33.
İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi´nin yapımı bir yılan hikayesi. 2015´de temeli atılan hastane 3 yılda bitecekti, 8 yıl oldu, açılışı defalarca ertelendi. Sahi, bu gecikmeden ötürü yüklenici firmalara bir müeyyide uygulanıyor mu?
Orta Vadeli Program Resmi Gazetede yayımlandı. Bizim gibi iktisat okuryazarı olamamışlar için mealine ulaşması güç metinlerden biridir malum. Merak bu ya yine de metni okudum, ama çoğunu anlamadım.
Bu yaz çevremizden çokça grip benzeri şikayeti olanlar ya da ʺklima mı çarptıʺ diyenleri duyar olduk. Artık COVID-19 unutulduğu için de kimse COVID olup olmadığı üzerinde durmadı. COVID-19 hastalığına yakalanmışlar mıydı elbette ki bilmek zor.
Geçen hafta SGK hastanelere yaptığı ödemeleri yüzde elli ile yüz elli arasında arttırdı.
Ayrıntılı değerlendirmeyi Cuma günü Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç BirGün’de yazdı.
Tüm dünyada 2001’den beri 21 Eylül’de, Türkiye ve KKTC’de ise 1 Eylül’de kutlanıyor Dünya Barış Günü!
Türkiye solunun ezberciliği bağlanmışlığı, karar verici konumdaki “abilerin”, başkanların dünyadan bi haberliğin kanıtı gibi…
Devlet eliyle yaratılan pahalılık karşısında çaresiz kalan çalışanlar ellerine geçecek para miktarına kilitlenmiş durumda tümüyle kişisel düzeye indirgenmiş seçim itişmesini izlediler.
Tıpkı köklerini “Amerikan Sendikacılığı”ndan alan, her dönem siyasi iktidarla iyi geçinmeye çalışan Türk-İş gibi korporatist sendikacılık anlayışını benimsedikleri için...
Başlangıçta işler yolunda görünüyordu. Yılların ihmaliyle çökertilmiş SSK hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devredilmiş… Böylece hem hastane kuyruğu görüntüleri ortadan kaldırılmış,
Bu iktidar döneminde hangi şey düzgün ki tıp eğitimi düzgün olsun? Bayazıt´ın yazdıkları çok doğru. Gerek tıp eğitiminde gerek uzmanlık eğitiminde aynı plansızlık, liyakatsizlik, vurdum duymazlık, görüş almadan iş yapma.
ASLINDA UZMANLIK DALLARI VE ALT DALLARINDA YETERLİ EĞİTİM VERİLİP VERİLMEDİĞİ, SÜREKLİ EĞİTİM İÇİN YAPILACAKLAR KONUSUNDA ÜLKEMİZDE GÖREVLİ KURUMLAR VAR.
Emel Sayın ve Gönül Yazar‘ın güzel sesinden dinlediğimiz kulaklarımıza yer etmiş şarkı. Çocukluğuma dair nostalji. Ne yazık ki bu şarkı artık çocukluğumuzun güzel tınısını hatırlatmıyor bana. Nobran muktedirin dudaklarında otoriterleşti ve ne yazık ki karga sedasına dönüştü.
Hekimlerin kendilerinin de sağlık hizmeti alırken kaygılandığı, arkadaşlarından referans aradığı bir döneme girdik. Neden mi? Tıp eğitiminin seviyesindeki düşmeye en çok kendileri tanık oluyorlar da ondan!
Hekimlik tüm dünyada en saygın mesleklerden. Gençlerimizin bu mesleği benimsemeleri, tercih etmeleri, gönül vermeleri Türkiye için olumlu, teşvik edilmeli. Tıp eğitimine, mesleğe, sağlığa yönelik kötülüğün devam ettiğini görmek ise üzüntü verici.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sağlık çalışanlarına açık mektup yazdı. Mektubun muhatabı taleplerini, seslerini fosforlu bakanlık binasının kuvvetlendirilmiş camlarından içeri ulaştıramadıkları için itirazlarını iş bırakarak görünür kılmaya çabalayan sağlık çalışanları.
Türkiye´de deyim yerindeyse ʺkısa bir aradan sonraʺ hekimler ve sağlık çalışanlarının itirazlarını yükselttiği bir dönem yaşanıyor. Pandemi sonrasında artan sıkıntılar, yükselen şiddet, iş yükü ve çalışma koşullarına ilişkin talepler 2021 ve 2022 yıllarında alanda bir hareketliliği beraberinde getirmişti.
14 Mayıs seçimlerinin üzerinden 2 ay geçti. Değerlendirmek için kısa bir süre olarak düşünülebilir ancak hayat bizim değerlendirme yapmamız için durup beklemiyor, devam ediyor ve yeni ya da yeniden önümüze çıkan gündemleriyle bizi meşgul ediyor.
Haklısın Bayazit. Ben de İngilterede 200-300 yıllık hastaneler gördüm. İçi modern ama dışı aynen korunmuş. Arka taraflarına yeni bir ek bina yapılmış. ama genel görünümü bozmuyorlar.
Çok değil daha geçen hafta yeni kurulmuş bir şehir hastanesinde muayene olan bir yakınımdan, bildiğim hasta-sağlıkçı-hastane sözlüğünde, benim kuşağımın hastane kültüründe yer almayan yol ve yordamlar dinledim.
Bu konuyu olması gerektiği gibi, bilimsel, sağlık hizmetlerinin ihtiyacına göre, kente ve tarihe hürmet ederek ele alabiliyor muyuz? Pek çok soruya olduğu gibi buna da olumlu cevap veremiyoruz.
Ankara´da böcek ilacı uygulaması sonrası ortaya çıkan ve 2 kişinin ölümü ile sonuçlanan zehirlenme olayı akla popüler ʺKimin umrundaʺ şarkısının sözlerini getiriyor.
Geçtiğimiz hafta Alanya´da bir aile hekimi, Dr. Melek Bağçe görevli olduğu aile sağlığı merkezinde boşanma sürecinde olduğu eşi Mustafa Bağçe tarafından katledildi.
Dün arabamı tamire götürdüm. Usta AKP´li. Bana Erdoğan´ı övdü ʺ Cumhurbaşkanlığı kutlama törenine katılan 70 milletin liderine nasıl da ʺAminʺ dedirtti ama ? ʺ dedi.