Savaş bir halk sağlığı sorunudur her yerde her zaman

Yeniden bir savaşı televizyonlardan canlı izliyoruz. Dünyanın farklı coğrafyalarında irili ufaklı çatışmalar, "düşük yoğunluklu" savaşlar hız kesmeden sürerken "ya üçüncü dünya savaşı ya ağır yaptırımlar" seçeneklerinin masaya sürüldüğü silahlı bir satranç var karşımızda. 

20.yüzyılda iki büyük paylaşım savaşında 191 milyon kişi öldü ve bu ölümlerin %80'si sivillerden oluşuyordu. 

Yılda 1.6 milyondan fazla insanın şiddet nedeniyle yaşamını yitirdiği bir dünyada savaşlar çatışmalar bu rakamın hiç de az olmayan bir kısmını oluşturuyor. 

Tarih 21.yüzyıla dönerken de bu şiddet yaşanmaya devam ediyor. Artık büyük savaşlar yerine çatışmalar, iç savaşlar, "vekalet savaşları", "düşük yoğunluklu" olanları var. 

1990-2017 yılları arasında 102 ülkede 1182 silahlı çatışma kayda geçmiş durumda, 2017 yılı 182 rakamı ile rekor kırılmış. Bu ülkelerden 48'inde savaş yaşanmış. Bu sürede yaklaşık 30 milyon sivil yaşamını yitirmiş. Bu kayıpların üçte ikisi de bulaşıcı hastalıklar, anne ve bebek ölümleri ve beslenme sorunları nedeniyle. 

BM rakamlarına göre dünya genelinde yarısı ülke içinde olmak üzere 84 milyon kişi zorla yerinden edilmiş durumda ve çoğu savaş çatışma bölgelerinden. Bu rakamın %42'si çocuk.

Savaş ve çatışma "iyilik hali" bırakmaz

Barıştır sağlığın ön koşulu. Barış olmadan sağlık olmaz. 

Barıştır sağlığın ön koşulu!


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.