Resmi rakamlarla Türkiye'de dün 111 bin 157 COVID-19 vakası ve bu hastalıktan 248 can kaybı bildirildi.
Omicron varyantı ile birlikte Türkiye dahil tüm dünyada vaka sayıları ve ölümler artarken Sağlık Bakanı “müsterih olunuz” diyor. Böylesi bir tabloda Sağlık Bakanı’nın salgını hafife alan mesajlarını bilim çevreleri hayretle karşılıyor. Temaslı takibinin gevşemesi, şehirlerarası otobüs ve tren seyahatlerinde, konserlerde, tiyatro ve sinemalarda, maçlarda aşısızlardan test istenmemesi gibi gelişmeler kamusal tedbirler yönünden ipin ucunun bırakıldığını gösteriyor. Önlemler büyük oranda bireylerin kendisine bırakılmış durumda. Dolayısıyla, hastalanırsanız siz suçlusunuz!
Oysa yapılması gerekenleri Dilek Hocam bilimsel verilerle sıralamış, kişisel tedbirlerle içinden çıkılamayacak bir salgın olduğunu öğrenmiş olmalıyız.
Virüs tehlikeli olmaya devam ediyor. Yeni ve daha tehlikeli varyantların ortaya çıkması, delta varyantının tekrar dolaşıma girmesi ihtimalleri endişe uyandırıyor. Omicron’un çocuk yaş gruplarında diğer varyantlara göre daha fazla hastane yatışına neden olması da dikkat çekiyor.
Ne yapmalı?
Aşılamanın ve kamusal tedbirlerin artması gerektiği ortada. Bir de Türkiye'de gördüğümüz, dünyada benzeri olmayan, özellikle salgında ne kadar sıkıntılı olduğunu ve gerek COVID-19 gerekse COVID-19 dışı hastalıkların takip ve tedavisinde sıkıntılar yarattığını bildiğimiz uygulamadan hemen vaz geçilmeli: Şehir hastaneleri nedeniyle kapatılan, çürümeye terk edilen, daha da kapatılacağı söylenen çok önemli hastaneler meselesi. Kapatılan hastaneler doğru planlamayla tekrar açılmalı, başta Ankara ve İzmir olmak üzere Kocaeli ve Kütahya’da planlanan hastane kapatmalarından derhal vazgeçilmeli.
Bu amaçla mücadele eden Hastanemi Açın Platformu’nun, Ankara’da yurttaşların hastanelerine sahip çıkmak için kurdukları Onkoloji Hastanesi Kapatılmasın Platformu’nun çığlığına kulak vermek gerekiyor.
Konuya dair köşe yazımı bağlantıya ekliyorum.
Selamlar, sağlıklı günler...