Sağlıkta Teşvik Sisteminin Tetikçi Kolu: Hastane Koordinasyon Kurulu

Hekimliğin ayarları ile oynayan  “şifre yasalara” 21 Şubat 2024' te bir yenisi eklendi. Kabul edilen sağlık torba yasası ile yeni teşvik sistemi yap-bozunun bir parçası daha yasalaştırılmış oldu. 

Bu yeni torba yasa yeni bir yazının konusu ancak şu kadarını söylemek lazım ki bu torba yasa ile sözleşmeli personel için bakanlığa sağlanan kadro 27 binden 36 bine çıkarılmış oldu. 

Eski torbada 27 bin olan bu sözleşmeli kadronun 26 bini genelge ile uzman hekimlere ayrılmıştı. Şimdi aynı oranla 36 bin sözleşmenin 35 bininin uzman hekimleri beklemekte olduğu kolayca öngörülebilir. Toplam 50 bin uzman hekimi bulunan bakanlığın, şimdilik bu 4924 denilen sözleşmelilik yoluyla ödül gibi sunulan biraz daha  fazla paranın aslında hekimler için, tuzağa çekilen tavşana uzatılan havuç gibi olduğunu görmek zor değil.

Bu yeni torba yasa ile dayatılan sözleşme ve güvencesizleştirmenin uygulayıcısı, baskı aracı olarak; kamu hastanelerindeki hekimlerin boğazına uzanan tetikçi bir kol işlevi görmek üzere Hastane Koordinasyon Kurulu kuruldu.

AYM tarafından iptal edilen çifte cezalandırma, kamu çalışanlarının haklarını yasa ile belirleme kuralına aykırı hükümler yeniden yasalaştırıldı ve 1 milyon 200 bin sağlık çalışanının kaderi ve halkın sağlık hakkı yönetmeliklerle keyfi ve esnek olarak belirlenmek üzere Sağlık Bakanlığına devredildi.

Yaklaşık 2007’den beri süren bu torba yasalar ile sağlık hizmetlerinin piyasaya devri tamamlandı ve sağlığımız adı konulmamış, hukuken tanımlanmamış ancak fiilen çalışan  bir “Sağlık Piyasası Düzenlemesi Kurulu”na (SPDK) teslim edilmiş oldu.

Parça parça kurulan bu model ile  aile hekimlerinden sonra tedavi edici hekimlik hizmeti veren uzman hekimlerin de  iş güvencesinin yok edilmesinin, uzman ve akademisyen hekimin kamu görevlisi olmaktan kolayca çıkarılmasının yolu açılmakta, uzman hekimlerin “koordinasyon kurulunun” üç kez ikazı ile kolayca iş akdinin feshedilebildiği bir sözleşmeli çalışmaya dönüştürüldüğü, her türlü baskıya açık güvencesizlik dayatılmaktadır.

“Peki, neden? ” sorusunun cevabı da yeni torba yasa ile yeniden getirilen hekim ek ödeme miktarının belirlenmesinde esas olan unsurlarda saklı!

Bu esaslar: Tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti! 

Bizlere de, hekimlerin en temel meslek kuralı olan, ettiğimiz yemine uygun olarak sadece hastamızın tedavisinin gereğini düşünmek yerine “daha düşük tedavi maliyetini” düşünmek zorunluluğu dayatılmaktadır. 

Bu şifre torba yasalar ile hekimlik halkın sağlığı için yapılan kamusal bir hizmet olmaktan çıkarılmakta, hekimlerin tıp tüccarının kâr etmesi için verimlilik; kârlılık ve düşük maliyet esasına tabi, iç ve dış müşteri memnuniyeti gibi piyasa dinamiklerine bağlı çalışanlar haline getirilmesi amaçlanmaktadır.

 Hekimlik piyasanın torbalarına sığmaz!


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.