Sağlıkta Şiddetin Nedeni Kışkırtılmış Taleptir

Bu abartılmış sağlık tüketim talebin kaynağı sistemli olarak talebi kışkırtılan hastalık reklamlarıdır. Kartal göz, alkali pH, ille de barsak canlıları ve bir de arının poleni, hiç geçmeyen ödem, hiç onsuz olur mu D vit, selenyum, potasyum ve daha neler neler... Tüm bunları akşama kadar her kanalda pazarlayan diplomalı, diplomasız şarlatanlar!

Hepsinin ortak özelliği, hiç birinin hava kirliliğinin ömrümüzden 5 yılı çaldığını, fosur fosur sigara içerken tüm o antioksidan gıda katkılarını değil kutusuyla kamyonuyla yutsan sadece sigara zararından bile kurtulamayacağını söylemeleridir. 

Milyonlar her ay kan şekerini ölçtürüyor ve bir kaç kutu birden ilaç kullanıyor ancak toplumda %30’a çıkmış olan DM’den toplumsal korunma için gerekli adımların hiç biri atılmamaktadır.

Bencillik çağında artık kendilik algısını temelini; yapıp ettiklerimiz, gösterdiğimiz beceriler, kendini gerçekleştirme gibi insanı değerler yerine ikame edilen nasıl göründüğünüz ve kendiniz olarak algılatılan ve hep kontrol edilmesi gereken bedene nasıl baktığınız almıştır. İnsan insanlığından, toplumdan hatta ekolojik çevreden bile soyutlanmış bir ekran görüntüsü nesnesine indirgenmiştir.

Güzellik ve kendine önem/değer verme, yaygın hastalık reklamı ile pazarlanan kaygılar ve kendisi -yani sadece bedeni- için bir şeyler yapma isteğiyle yüklenmiş milyonlar hastanelere saldırmaktadır.

Kan tahlili ve olabildiğince ayrıntılı tıbbi görüntülemeyi bunca varoluş sorunu halinde algılayan milyonlar var artık ve bu talep performans sistemi ve malpraltis davası korkusu yaratılarak ayrıca körüklenmektedir.

SGK pek sık yapmadığı bir şey yapıp, bu yılın ilk çeyreğinde sağlık giderlerini açıklanmış. 146 milyon muayeneden söz ediliyor. Bir ayda (Mart ayı açıklanmış) 7.5 milyon liralık SGK ilaç ödemesi yapmış, 2002 de sağlıkta dönüşüm öncesi toplam sağlık harcaması ise sadece 18 milyar idi. Şimdi ise sadece bir ayda SGK sağlık gideri 15 milyar! Nasıl iyi dönüşmüş, tam bir pazar olmuşuz değil mi?

SGK diyor ki; hasta sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %57,6 artarak 92,9 milyon hastadan 146,4 milyona çıkmış!

Ne hikmetse pandemi bitmiş bilinmeyen bir salgın başlamış sanki ülkemizde.

işte bu milyonlar o reklamı yapanın mekanı olan özel hastaneden hizmet satın almak arzusuyla doldurulmakta ancak pahalı geldiği için ödediği sağlık vergisini hatırlamakta ve talebini aslında gerçekte canıyla uğraşan hastalara hizmet verme kapasitesi bile sınırlı devlet hastanelerine yöneltmektedir. 

Tabii ki bu talepkar tüketici aslında istediği özel tüketim yerine bu devlet hastanesi deneyimimi de eksiklik olarak algılamakta kendi kendine baştan öfke dolu olarak gelmektedir. Bu öfkesini tüketimine engel gibi gördüğü sağlık çalışanlarına yöneltmektedir.

Saldırganlık ezilmişlik duygusuna karşı geliştirilen bir savunma mekanizmasıdır.

Ve tüm bu nedenlerle, sağlık piyasası kurma projesi olan Sağlıkta Dönüşüm Projesi sonlandırılıp, bu kirli pazarlama durdurulmadan ve sağlıkta kamusal dönüşüm sağlanmadıkça bu şiddet durdurulamaz.


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.