Sağlık-Güvenlik “Serbest Bölgesi”

Tuzla’dan yine üst üste kaza haberleri geliyor. 2008 öncesinde, tersanelerde yaşanan iş cinayetleri kamuoyunda nispeten gündem olmuştu. Son olarak, 6 Mayıs’ta (İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nda) İstanbul Valiliği’nin- açıklamasına göre dört işçi karbondioksit zehirlenmesi sonucu hastaneye kaldırılıyor. İşçiler “gemi tamiri/tadilatı” işinde çalışan işçilerden. İşçilerinin cansız bedenlerinin bir sepette, üst üste taşınma görüntüleri yankı uyandırdı. 

Bu Türkiye’nin dünya ölçeğinde uzun yıllardır talibi olduğu, giderek daha fazla hizmeti karşıladığı bir iş. Gemi söküm, tadilat işleri kamuoyunda daha ziyade; asbest maruziyeti, iş kazaları üzerinden gündem oldu. 

Olayı ardından yapılan haberlerden, zehirlenen dört işçinin de yabancı uyruklu olduğunu, bağlı çalıştıkları firmanın Ürdünlü taşeron bir firma olduğunu öğrendik. 

Türkiye, sermayenin lehine, işçi sağlığı ve güvenliği kurallarının uygulanmadığı, denetlenmediği bir ülke oldu. 6331 Sayılı Yasa ile taşeronlaştırılan ve bağımsızlıklarını genel olarak tümden yitiren İSG çalışanları, işçinin sağlığından yana bir tutum alamıyorlar. Öte yandan artan sığınmacı, yabancı işçi nüfusu; işçi sağlığı açısından, ülkemizde kayıt dışı çalışanlarla aynı kaderi paylaşıyorlar. Ülkemiz işçi sağlığı konusunda her türlü normdan muaf, sermaye için sağlık-güvenlik anlamında bir “serbest bölgeye” dönüşüyor. 


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.