Sağlıkçılara müjde sorularla geliyor!
Sosyal iletişim ağlarına "beklenen" yasa değişikliği metni düştü bugün. TBMM Başkanlığı'na verilmiş bir Kanun teklifi. Sağlıkçıları yakından ilgilendiren ve uzun süredir beklenen ve "müjde" olarak duyurulan ek ödeme düzenlemelerini kapsayan bir dizi değişiklik. "Pakette" neler mi var?
- Sözleşmeli aile hekimi olarak çalışan pratisyen hekimlerin, tıpta uzmanlık sınavı sonuçlarına göre, merkezi yerleştirmeye tabi olmaksızın, hekimliği uzmanlık eğitimi yapabilmesine olanak tanıyan ve süresi 2020 yılının başında dolan düzenleme 2029'a kadar uzatılıyor. teklifin gerekçesinde 20223'te ile hekimliği başına düşen nüfusun 2700'e düşürülmesi hedefi var ancak şu anda bu sayı Türkiye ortalaması 3144 altyapı ve hekim nereden nasıl sağlanacak belirsiz.
- "Beklenen" düzenleme ek ödemenin (bilinen adıyla döner sermaye ödemelerinin) Sağlık Bakanlığı merkezi bütçesinden karşılanmasının sağlanması. Bu önemli bir değişim ve sonuçlarını beklemek gerekecek. YÖK asistan kadrolarının SBA kadroları tarafından deyim yerindeyse istilası bu değişikliğin bir ön hazırlığıydı. Buradaki mesele "Bakanlık bütçesi" bu yeni yükü ne ölçüde ve ne kadar kaldırabilecek? Mecburi hizmetler her hekime iş sağlayan Sağlık Bakanlığı hem kendi personelinin hem de üniversite çalışanlarının ek ödemelerini yüklenmesi ne kadar sürdürülebilir olacak? Öte yandan 4924 e bağlı sözleşmeli kadro sayısının arttırılması da ilginç, sayı az gibi görünüyor, toplam kadro sayısına 5 bin kadro ilavesi var ama akla mecburi hizmetin kaldırılacağı bir sürecin erken işareti mi acaba sorusunu getirmiyor değil ancak henüz yorum yapmak için erken.
- Emekli hekim ve diş hekimlerinin maaşlarında iyileştirmeler var teklifte, peki bu gruplar dışındaki sağlık .çalışanları bu düzenlemeden yararlanabilecek mi? Yaralanamayacaklarsa neden?
Teklifte başka düzenlemeler de var. Bakalım "müjdeler" sağlık ortamına neler getirecek? Sağlık sisteminin derin yapısal sorunlarını ne ölçüde çözebilecek?
Şimdilik sorular getirdiği kesin!