Sağlık Meslekleri ve Okulları - 1
02.08.2022 tarihinde Twitter sohbet odasında Dr Asuman Doğan, Dişhekimi Neslihan Sevim, Ecz Erdal Kart, Hemşire Hüseyin Karataş ve Fizyoterapist Şinasi Sevinç ‘in katılımı ile Sağlık Meslekleri ve Okulları konusu konuşuldu.
Yayının kaydını şu bağlantıdan dinlemek mümkün: https://twitter.com/forumsaglik2023/status/1554525676111335424?s=24&t=nf7WeMxp3Qyw3EBTS4HM8Q
Yayında dile getirilen ana başlıklar şöyle:
Dr Asuman Doğan:
- Sağlığın bir ekip işi olduğunu, tüm dünyada sağlık mesleklerinin en geçerli meslekler arasında bulunduğunu,
- Tedavi yöntemleri sürekli gelişmekte olsa da, sağlık sorunları ve etkenleri zaman içerisinde değişse de; yoksulluk, yoksunluk, açlık, savaşlar, iş kazaları, salgınlar, eşitsizlik kısacası kapitalizm var olduğu sürece bu ihtiyacın artarak devam edeceğini, bu nedenle toplumda sağlık mesleklerin hep var olacağını,
- Sağlıkta dönüşüm Programı (SDP) sonucunda, hekimliğin itibar ve öneminin görmezden gelinmesine rağmen, Pandemi ile birlikte yeniden yükseldiğini, bu süreçte sağlıkçıların her türlü riske rağmen görevlerini yerine getirdiklerini, Pandemide kimsenin meslekten yana şikayet dile getirmediğini, meslekten ötürü pişmanlık yaşamadığını, ancak sistemin eleştirildiğini,
- Sağlık mesleklerinin bir yaşam biçimi olduğunu, mesleğin aynı zamanda yaşam tarzını da belirlediğini; şiddet, kötü çalışma koşulları, gibi tüm sorunlara rağmen hekimliğin güzel bir meslek olduğunu ve mesleğe aşkı gerektirdiğini,
- 2003-2021 arasında 48 Tıp Fakültesi açıldığını, bunların bir çoğunun önemli eksiklikleri bulunan tabela fakülteleri niteliğinde olduğunu, 128 tıp fakültesinde 152 tıp eğitimi programı mevcut olduğunu, 78 kamu ve 32 vakıf üniversitesinin bu yıl kadro açtığını, yaklaşık 18.000 öğrenci alındığını,
- Tıp fakültesi seçiminde, üniversiteye ait bir eğitim ve araştırma hastanesi bulunup bulunmadığına dikkat edilmesini, fakültenin akredite olup olmadığının ve akademik kadroların niteliğinin önemli olduğunu,
- Mezuniyet sonrası pratisyen hekim olarak çalışılabildiğini, uzmanlık eğitiminin 4-5 yıl sürdüğünü, mecburi hizmetin bulunduğunu, özel ve kamu hastanelerinde çalışılabildiğini, insana hem madden hem manen dokunulan bir meslek olması nedeni ile doyumun yüksek olduğunu,
- Tıp eğitiminde faklı sistemlerin bulunduğunu, probleme dayalı eğitimde temel bilimleri klinikle ilişkilendirecek şekilde eğitim yapıldığını, entegre sistemlerin de yaygın uygulandığını, önemli olanın okulun bir yönteminin olması ve uygun altyapısının bulunması olduğunu,
- Tıp eğitiminin zor, uzun ve yorucu bir süreç olduğunu, bu nedenle doğru seçim yapmanın çok önemli olduğunu ifade etti.