Sağlık Bakanlığı temaslı aşılıların karantinaya alınmaması ve semptom göstermeyenlere PCR testi yapılmaması kararları almış. Evet, PCR testleri ve filyasyon ekipleri Omicron’un hızına yetişemiyor. Ama sürü bağışıklığı tartışmasını da çoktan geçmedik mi? “Yetişemiyorsan bırak gitsin” demek olacak iş mi? Hala 60 yaş üstünü öldüren, altındakileri de aşılı-aşısız süründüren bir varyantla karşı karşıyayız.
Varyantın toplumsal etkileri henüz yeterince gözlemlenmemişken ve salgın başka bir pik noktasını görmüşken bir de aşısızlara toplumsal etkinliklerde negatif PCR test zorunluluğu kaldırıldı. Sağlık Bakanlığı bu kararları neye göre alıyor?
Pandemi bitmedi. Pandemiyi normalleştirmeye çalışan bu adımlar doğru değil. Tam tersine, pandeminin bu aşamasında zaten çoktan tükenmiş olan sağlık çalışanları daha da tükenecek, hastaların sağlığa erişimi de daha zorlaşacak.
PCR testine yetişemiyorsanız, kaldırmayın, antijen testlerini yasallaştırın. Mustafa Varank'ın açıkladığına göre Avrupa'da en çok kullanılan hızlı antijen tanı kitlerinin 2'si Türkiye'den gidiyormuş. Peki, bu kitler Türkiye'de nereden satılıyor? Eczanelerden olmadığını bildiğimize göre yasal olmayan bir şekilde internet siteleri üzerinden...
COVID-19'la yaşamaya alışmamız ve kendimizi buna göre şekillendirmemiz gereklidir. Türkiye'de eczacılar birinci basamak sağlık çalışanları olarak tanı testlerini halka anlatacak, kullanımını öğretecek ve salgının kontrol altına alınmasında kilit unsurlardan birisi olacak birikime sahiptir.
Ülkemizdeki insanların sağlığı için sağlık çalışanlarımızın sağlığına, bilim insanlarımızın konuşma özgürlüğüne sahip çıkmamız gerekiyor.