OVP´ye dair

Birkaç saat önce Mehmet Şimşek "ücret düzenlemelerinin hedef enflasyona göre yapılacağını" açıkladı. Dün açıklanan Orta Vadeli Program (2024-2026) göre 2024 enflasyon beklentisi yüzde 33. Bu hedefin tutturulacağına bir an için inansak bile geçtiğimiz hafta memur maaş zammının birikimli yüzde 26 olarak ilan edilmesinin nedenini anlamak güç. Ücreti düzenlemesini yapanların ve onaylayan hakem heyetinin(!) birkaç gün sonra ilan edilecek hedef enflasyondan haberdar olmadığına inanmamızı isteyen "haftalık bir devlet" ile karşı karşıyayız. 

Hal böyle iken hangi varsayımlar çerçevesinde belirlendiği açık olmayan OVP hedefleri üzerine uzun uzadıya görüş bildirmek çok anlamlı değil. Hele hele orta vadeli hedeflere dayanak noktası oluşturacak bir kalkınma planının (2024-2028) ilan edilmediği koşullarda. Bir önceki OVP'nin 2023 yılı dolar kurunu 8 Tl., enflasyonunu ise %5 olarak öngördüğünü eklemiş olalım.

OVP'de esasen bir kalkınma planı içerisinde detaylandırılması beklenen ihracat hedefleri, Ar-Ge yatırımları, desteklenecek yüksek katma değerli sektörler sıralanmakta. Son dönem politika metinlerinin en önemli kurtarıcısı lojistik alanında izlenecek politikalar gibi maddeler bulunuyor.

Temel makro ekonomik göstergelerdeki gelişmeler yaşamı doğrudan etkiliyor.Bir önceki (yüzde 5 enflasyonlu olan) OVP'ye kıyasla büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe açığı/GSYH, cari açık/GSYH hedeflerinden ödün verilmiş gözüküyor. Daha az büyüyeceğimiz, daha fazla işsiz kalacağımız, devletin (ücretlilere vereceği maaş zammı dışında) kemer sıkmayacağı ama doğrudan vergi gelirlerini (gelir vergisi olsa gerek) arttırmayı hedeflediği bir tablo ile karşı karşıyayız. Bir önceki cümledekiler gerçekleşirken kişi başına düşen gelirimiz artacak ve 13.000 doları zorlayacak. Üstelik dolar kurunun yüzde 50'den fazla artması beklenirken. Ulusal para değer yitirecek ama o yabancı para birimi cinsinden zenginleşeceğiz. 

Özetle büyüme-enflasyon ikilemini çözmekte kararsız, sürekli sözü edilen uzun vadeli yabancı sermaye akımlarına çekici gelmekten uzak bir "program" ile karşı karşıyayız. Programı satın alanlar ise TOBB başkanının "önemli kazanım" açıklamasında cisimleşmiş durumda. Kredi bağımlısı, uluslararası rekabet kaçkını, emek sömürüsü üzerinde yükselen bir sermaye fraksiyonu.


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.