3 Nisan Pazar akşamı Macaristan’da gerçekleştirilecek seçimlerde 6 muhalefet partisi 12 senedir iktidarda olan Başbakan Victor Orban’a karşı işbirliği yaptı. Muhafazakar sağ görüşlü bir belediye başkanı 6 partinin ortak başbakan adayı oldu. Seçimlerin Türkiye açısından da önemi büyük. Türkiye’deki siyasi ittifakların seyrini etkileyebilir.
Anka Haber Ajansında Siyaset bilimci İlteriş Ergun, Macaristan seçimlerini yorumlamış. Ergun’a göre;
“Macaristan ve Türkiye siyaseti son yıllarda birbirini yakından takip ediyor. Bunun iki nedeni var; ilki Orban ve Erdoğan jeopolitik düzlemde birlikte hareket ediyorlar. Uluslararası kurumlar ve Batı ile ilişkilerde kuşkucu bir yaklaşım takınırlarken, Rusya ve Çin ile yakın durmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla her iki lider liberal demokrasilerin hegemonik pozisyonunun karşısında konumlanarak iş birliği yapmaktalar. İkinci neden, Türkiye ve Macaristan'da iktidar ve muhalefet arasında yaşanan siyasi mücadelenin benzerliği. Orban ve Erdoğan'ın uzun iktidarları döneminde ülkeleri otoriterleşme patikasına sokması, hukukun üstünlüğünü erozyona uğratması, medyayı tekelleştirmesi ve sivil toplumu tek sesli hale getirmesiyle, iktidar ile muhalefet arasındaki siyasi rekabet adaletsiz bir hal aldı. Her iki lider de, popülist/nativist bir söylemle temsil ettikleri sağ çoğunluğun muhalefete erişebilme ihtimalini ortadan kaldırdı. Bu dezavantajlı durumdan çıkabilmek ancak işbirliği ile mümkündü. 2019 yerel seçimlerinde Türkiye'de Millet İttifakı’nın sağladığı başarı birkaç ay sonraki Macaristan seçimlerine doğrudan etki etti. İki ülkenin muhalif partileri, seçmene ulaşmak ve Orban ile Erdoğan'ın kristalleştirdiği seçmen tabanına ulaşmak için birbirlerinin izlediği stratejilerden dersler çıkarmak zorunda.“
Tartışmaya değer görünüyor.