Duygu , telefonundaki whatsapp mesajlarına bakıyordu. Yüzü sıkıntılı bir hal aldı. Oğlu Mete’nin sınıfının veli whatsapp grubundaki mesajları eşi Tuna’ya gösterdi.
“ Mete, sınıfta dersi bozuyor. Kızım bu yüzden dersi dinleyemiyor. Yeter artık” ,
“ Öğretmenimiz de yıldı, birşey yapamıyor. “
“ Anne, babalar çocuklarına önce terbiye vermeliler”
Mesajlar bu şekilde devam ediyordu. 1 gün sonra veliler, Mete’nin başka bir okula gönderilmesi için okul idaresine baskı yaptılar.
Nörogelişimsel, duygusal, davranışsal, psikososyal, bilişsel vb açılardan çocuklar arasındaki farklılıklar dünyanın her yerinde yaşayan çocuklar arasında var.
2019 yılında Aksaray’da otizmli çocukların okulda istenmemesi, sınıflarının kapatılması için velilerin Milli Eğitim görevlileriyle görüşmesi sırasında basına da yansıyan olayları tüm Türkiye tanık oldu. Bu olay basına yansıdığı için haberimiz oldu ama farklılıkları nedeniyle veya okul ortamında duygusal/davranışsal/bilişsel zorlanma yaşayan birçok çocuk buzdağının altında kalıyor.
İnsanın ister istemez aklına “Türkiye dışındaki ülkelerde, okulda ya da sınıfta zorluk yaşayan çocuk yok mu? Varsa nasıl bir yaklaşımları var? Veliler neden kolektif dışlama yapmıyor/yapamıyor? Bizim ülkemizde neden bu kadar yaygın?
Bir çocuğun okulda/sınıfta zorluk yaşaması onun bireysel sorunu mu?
Türkiye’de kamu politikalarında okul ruh sağlığı ne durumda?” gibi sorular geliyor.
Bilimsel yazında, akranları tarafından sosyal dışlanmaya maruz kalan çocuklar konusunda sıkça araştırma olmasına rağmen, Velilerin kolektif olarak bir öğrenciyi dışlayıcı/zorba tutumuyla ilgili araştırma yok. Belki de ülkemize özgü bir durum.
Biz şimdi Mete’ye dönelim. Sınıf arkadaşlarının velileri aracılığıyla Mete’nin marjinalleştirilmesi, Mete’nin sosyal izolasyonuna yol açtı. Sınıfta ve okul ortamında yalnızlaşan Mete’nin kaygı ve öfke patlamalarında artış oldu. Dışlanma → saldırganlık artışı → daha fazla dışlanma şeklinde döngüselliğe girdi.
Dışlanmış çocuklar hem duygusal hem de davranışsal sorunlar yaşar. Sosyal dışlanma; bireylerde depresyon, anksiyete ve öfke gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Bu duygusal durumlar, bireylerin daha fazla olumsuz davranış sergilemelerine neden olabilir. Bağlantı kurma ve aidiyet duygusu, bireylerin psikolojik iyilik halleri için kritiktir. Sosyal dışlanmayla bu bağların zayıflaması, bireylerde yalnızlık ve psikolojik rahatsızlıklara yol açar.
Annesi Duygu ve babası Tuna neler yaşıyor? Utanç, öfke, çaresizlik, suçluluk gibi duyguları yoğın bir şekilde yaşıyorlar. “Ben iyi ebeveyn olsaydım Mete böyle olmazdı.”, “Yine bir şikâyet gelir mi?”, “öğretmen bana artık farklı davranıyor mu?” gibi kendini suçlama ve kaygılı düşünceler içindeydiler. Aynı zamanda başkalarının gözünde “problemli çocuk sahibi” olmanın getirdiği derin bir mahcubiyetleri vardı. Sınıftaki diğer velilerle de iletişimleri azalmıştı.
Bizim ülkemizde böyle bir problemi veliler örgütlenip çözmeye çalışırken başka ülkelerde bu tür problemler velilere kalmadan çözülüyor. Neden bu durumdayız? Türkiye'de koruyucu okul ruh sağlığı hizmetleri ne durumda ve nasıl yürütülüyor?