Kibar bir tehdit mektubunun özellikleri nelerdir?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sağlık çalışanlarına açık mektup yazdı. Mektubun muhatabı taleplerini, seslerini fosforlu bakanlık binasının kuvvetlendirilmiş camlarından içeri ulaştıramadıkları için itirazlarını iş bırakarak görünür kılmaya çabalayan sağlık çalışanları. Metnin dili ve vurguları, iyi eğitimli patron tarafından yazılmış kibar bir tehdit mektubu böyle oluyor demek ki dedirtiyor. 

Patron bakan, çalışanlarına sitem ederek başlıyor "kimsenin aklına hayaline gelmeyecek" iyileştirmeleri sıralıyor. Gelirleriniz artmadı mı diye soruyor Bakan ama "iyileştirme" yapmak zorunda kaldığı kalemlerin sayısının neden o kadar çok olduğunu söylemiyor. Patron bakan neden beş kalemde ödeme yaptığını açıklamıyor ve tabii bunun değişeceğini de söylemiyor. Beyaz Reform yaptık, diyor ama kışkırttıkları sağlık talebinin yarattığı tahribata dair tek söz etmiyor. Ve tabii Patron Bakan, madencinin kömür çıkarmayı reddederek yaptığı grev ile sağlık çalışanının grevini karşılaştırmaya kalkıp hastaları üzerinden iş bırakmanın ne kadar "ayıp" olduğunu da söylemeden edemiyor. Patron Bakan, SGK ile el ele verip her bir hastanın gelir kapısı haline nasıl getirildiğini, hastanelerin bant sisteminde çalışan fabrikalar gibi işlediğini ve bundan da pek memnun olduklarını söyler mi! Söylemez elbette ama madencinin kömürü çıkarmayı reddettiğinde asıl doğrudan darbeyi sırtından para kazananların gelirlerine vurduğunu da bilmiyor değildir. Patron nihayetinde, bilmez olur mu! 

Patron bakan, tavan/sabit/teşvik/tavan falan demişken tek bir hasta yüzü görmeden, geçici görevlendirme gibi dertlere düşmeden, hasta ve hasta yakınının saldırısına uğrama riski olmadan, bütün işi yönetiyormuş gibi yapanlara, yönettiklerinin sırtından ödenen "teşvik" tutarını da bir açıklasa mektup manzaralı olmaz mıydı? Bence güzel olurdu. 

Unutmadan, patron bakan "şiddet eylem planı" açıklayacakmış, devam mektubunda konu aydınlanacakmış. Bekleriz tabii ama bu mektupta verdiği ipucu bizi, kolluk gücünün hastaneye entegrasyonu, panik butonu gibi önlemler alınacağına dair sası bir sonuca götürüyor. Koskoca patron bakan, elbette benden akıllıdır! Gerçi saldırganı polis yakalar, savcı da işlem yapar diye kanun metni yazıp "müjde" diye duyurmuşluğu var. Kendince sevimli de bir insan, güldürüyor böyle müjdeleri bizleri. Bu yönüyle tüm bakanlardan da başkadır, hakkını yemeyelim. Mektubun sonuna "reformistler" diye hitap ettiklerinin kendisine e-mail yazmasını istemiş. 

Dönüşümdü, reformdu, devrimdi derken idare bende pek yenilikçi yön bırakmadı, hepsini kendine aldı. Buralarda reformist kaldıysa yazıversin patrona. O da katılımcı iş yaptık diye sevinir. Fena mı olur?  


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.