
Hekim-bilim insanı Dr. Eric Topol, twitter hesabında salgının geldiği noktayı çok iyi anlatan bir grafik paylaşmış, bir yazı yazmış. Yazının başlığında ve içeriğinde de "kaynayan kurbağa" metaforunu kullanmış. Durumu gerçekten güzel özetliyor bu metafor: Bir kurbağa kaynar bir tencereye atılırsa ani şok etkisiyle kendisini anında suyun dışına atar. Oysa aynı kurbağayı soğuk su dolu tencereye atıp, suyu da yavaş yavaş kaynatmaya başlarsanız kendisini bekleyen sonu algılayamaz. Artan vücut ısısıyla birlikte suyun sıcaklığını fark edemez hale gelen kurbağa, sıcaklığı hissettiği zaman ise artık çok geç kalmıştır; kaynayıp patlayarak ölür.
Salgın henüz bitmedi; bu kadar "rahat" davranılmasının nedeni salgının bitmesi değil. Sadece olgu sayılarını ve ölümleri duymaya alıştık. Hatta o kadar yüksek hasta ve ölüm sayıları duyduk ki bu dönemde duyduğumuz sayılar bizi hemen hemen hiç etkilemiyor.
Ancak yazıda grafik olarak gösterilen, bu PAY'ın da ekleri arasında yer alan grafik, yatay ve dikey eksende doğrusal olarak artan bir durumu gösteriyor. Bu durumun ne olduğunu kısaca söylemek gerekirse (bilimsel ayrıntılar yazının içinde var) virüs giderek daha kolay bulaşıyor, vücudumuzdaki antikorlardan ve bağışıklık sistemimizden daha kolay kaçıyor. Sonuçta daha önce hastalığı geçirmek de işe yaramadığından üçüncü kez COVID-19 geçirmek olağan hale geliyor.
Bu doğrusal artışı azaltmanın yolu ise bulaşmayı azaltmak; kendiliğinden durması bekleniyor sanırım salgının ama maalesef bu, mümkün değil.
"Hafif" seyrediyor olduğu düşünülerek hafifseniyor artık COVID-19 ancak risk grubundaki kişiler için hiç de hafif seyretmediğini söylemeliyiz.
Sonuçta 2.5 yıl içinde yavaş yavaş alıştık olgulara ve ölümlere; metafordaki kurbağanın yavaş yavaş ısıtılması gibi geçti sanırım bu süreç.
Umarım geç olmadan salgındaki durumun farkına varılır ve gerekli önlemler alınır!