Kavganın Şafağı

İşte seçimler oldu bitti...

Deprem bölgesinden gelen sonuçları gören iki dirhem yardımda bulunmuş tuzu kuru "orta sınıf" düzen "muhalifi" on binlercesi ölüp yüz binlercesi travmalar içinde kıvranan halka ahlaksız yakıştırmalarla ahkam kesip, iki dirhemini helal etmediğini beyan ediyor.

Sizin kendinizi tatmin etmek için yaptığınız "hayırseverliğiniz" batsın.

Oysa biz insanları “seçmen” oldukları için değil, halklaştırabileceğimiz günlerde birlikte kuracağımız güzel ülkemizin güzel günleri için severiz.

Yaklaşık 3 ay boyunca başta ilaç, eczacılık hizmeti olmak üzere birçok dayanışma çalışması gerçekleştirdik Hatay'ın her köyünde, mahallesinde.

Her gün, her saat verdiğimiz emeğimizin her teri helali hoş olsun...

Arada bir görünüp çözümün kolay geleceği yalanıyla insanları bir duygudurumunda toplaştırıp sonra yüz üstü bırakan düzen siyasetinin geride bırakacağı yok olmuşluk hissini yıllardır seçimin ertesi günü yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyoruz.

Bu duygudurumlarının yabancısı değiliz.

Halkını aşağılayarak halkçı olduğunu söyleyen neidüğü belirsiz muhaliflik bizden uzak olsun.

Toplumu bu hale getiren Erdoğan kadar bu düzen muhalifliği biçimine de karşı durmak gerek.

Maalesef bu düzen muhalifliği her yere yansıyabiliyor...

Evet, herkes hemen şimdi istiyor özgürlüğü, ama 5 yılda 1-2 ay “hemen!” diyor. Geride kalan 58-59 ay insanları siyasetten uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Medyasıyla, lideriyle, siyaset bilimcisiyle , haber yorumcusuyla bunu halkın üstüne püskürte püskürte bize çok tanıdığımız bu tabloyu bırakıyorlar. Yorulmuş solcularsa teslim oluveriyor.

Ne mutlu ki bizlerin elinde Marksizm denilen bir yöntem var. Tarihin ilerleme fikri var elimizde.

Tarihte(çoğu çok uzak olmayan zamanlarda) daha büyük karanlıkları yaşadı insanlık. Sadece 10 bin üyeye sahip Bolşevikler koca Paylaşım Savaşı'nın orta yerinde ilkeleriyle emperyalistler dünyayı paylaşma yarışına girişmişken dünyanın üçte birinde eşit yurttaşlığı hakim kıldı ilk deneyimlerinde 72 yıl, sosyal demokrat safsatalara kulak asmadan, onların emekçileri satan namussuzca konumlanışlarını ifşa ederek.

Yenilmez sanılan Hitler faşizmi Avrupa halklarını inim inim inletirken, ininde korkusundan intihar ederek kaçıp uğurlandı tarihin çöplüğüne. 

Hiçbiri kendiliğinden altın tepside gelmedi.

Sınıflar arasındaki kavga devam ediyor kabul etseniz de, etmeseniz de. 

İstenildiği kadar gözler kapatılsın bu değişmez gerçek işlemeye devam edecek.

Burjuva siyasetin değişik çeşnileri toplumun değişik kesimlerinin çaresizlik hissini kendi heybelerinde toplayarak düzene yeniden yeniden ikna etmeye çalışacak.

Bu böyle.

Bunları bilerek mücadele edenler var 365 gün. Mücadele etmeye devam edecekler halkına küsmeden.

Zaten bildiği gerçekleri insanlığın kurtuluşu için değiştirmeye çalışacaklar. 

Belki kimisi bizlere "deli..." diyecek ama biz tüm bunların bilinciyle inanıyoruz o günlere. 

Sürekli kandırılan olmaktansa bir süreliğine daha deli gibi görünmemize neden olan bu köhnemişliğin arasında, Prometheus’tan beri insanlığın sönmeyen ateşidir.


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.