Son zamanlarda sağlık alanında müjdelerden geçilmiyor.
Bunlardan biri de intörn hekimleri yakından ilgilendiren ve onlara ödenen maaş tutarının asgari ücrete eşitlenmesini öngören bir müjde idi.
18 Temmuzda yapılan kabine toplantısı sonrası açıklandı.
İntörn hekimler sevinçliydiler bu haber sonrası, belki de uzun zamandır olmadığı kadar, iyi şeyler de oluyor diye düşünenler vardı. Sabırsızlanıyorlardı erkenden, ne zaman olur nasıl olur, sorular sorular.
Bu haber sonrası eve çıkmaya karar verenler, hatta ev ararken yüksek gelen kiralara bu haber sonrası tamam diyenler olduğunu söylüyorlardı.
Bu tatlı heyecan ve sabırsızlık yerini bekleyişe bıraktı. Son günlerde de sorular çoğaldı. Neden hala olmuyor, nasıl olacak?
Hem kendileri sordu hem tabip odaları.
Bakalım yanıt alabilecekler mi?
Sorularına aldıkları yanıtlardan biri düzenleme için bir Kanun değişikliği gerektiği idi.
Bize de sordular:
-Cumhurbaskanligi Kararnamesi ile halledilemez mi?
Hukukçuların değerlendirmesi önemli ama zor görünüyor, Anayasada CB kararnamelerinin sınırları belli, böyle bir düzenleme için uygun görünmüyor.
-Peki nasıl olacak?
Önce maaşın hangi mevzuata dayanarak oluşturulduğuna bakmak gerekir. İntörn maaşlarınin ana mevzuat dayanağı 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 29. Ek maddesi gibi görünüyor. 2012 yılında yapılan düzenlemeye göre bu maddedeki hükümler şöyle:
"üniversitelerin (Gülhane Askeri Tıp Akademisi dahil) tıp fakültelerinin beşinci yılını tamamlayıp altıncı yıla geçen öğrencilerine intörn eğitimi döneminde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında ilgili kurumların bütçesinden oniki ay süreyle 4.350 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödenir. Bu şekilde ücret ödenmiş olması 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektirmeyeceği gibi bu çalışma sebebiyle uzun vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası ile analık sigortası açısından sigortalılık ilişkisi kurulamaz. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesilmez ve ödemelere ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunca müştereken belirlenir."
Bu maddenin düzenlemesi gerekiyor. Bunun için de TBMM de bir değişiklik süreci gerekecek.
Meclis ise tatilde.
İntörn hekimler sormaya devam ediyorlar ne yapabiliriz?
Yakıcı ve yıkıcı sağlıkta şiddet için CHP tarafından olağanüstü toplantıya çağrılan Meclis çoğunluk sağlanamadığı için toplanamadı.
Toplanabilseydi intörn hekimler daha umutlu olabilirdi. Belki bu konuda gündeme gelir ve düzenlenirdi.
Ama olmadı, yakıcı ve yıkıcı sağlıkta şiddet için Meclis bir araya gelemedi.
İntörn hekimler bir süre daha sormaya sabırsızlanmaya devam edecekler gibi görünüyor.
Sağlıkta müjdeler bitmiyor.
Bakalım hekimlere tarih olarak işaret edilen 15 Ağustos müjdesi zamanında gerçekleşecek mi?