Adaletsizliğin giderek kural haline geldiği ülkemizde; gerek kadına gerekse de sağlık emekçilerine yönelik artan şiddet sonucu bir canımızı daha yitirdik. İstanbul Kartal'da Aile Sağlığı Merkezinde görevi başında silahlı saldırı sonucu öldürülen Hemşire Ömür Erez'in ailesi ve çalışma arkadaşlarına baş sağlığı dileklerimizi iletiyoruz.
Sorumluları tüm çabamıza karşın seyirci kalmaya devam eden başta Sağlık ve İçişleri Bakanları olmak üzere yetkililerdir. Artık yeter. Hükümeti, Sağlık alanındaki şiddete yönelik yasal düzenleme ve İstanbul Sözleşmesinin eksiksiz uygulanması için bir kez daha uyarıyoruz.
Sabrımızın, tahammülümüzün kalmadığı tüm kamuoyunca bilinmelidir!
Hemşire Ömür Erez gerek kadın cinayetinde gerekse de sağlık çalışanı cinayetlerinde ne ilktir ne de son olacaktır, çünkü sağlık bakanlığının sağlıkta şiddeti, hükümetin kadın cinayetlerini durdurma konusunda hiç niyeti yoktur. Özellikle sağlıkta şiddetin sağlık bakanlığı tarafından kışkırtıldığı, cezasız kaldığı ve yıllardır karşı çıkmamıza karşın sesimizin duyulmuyor olduğu bir ortamda çalışıyor ve yaşıyoruz.
Sağlık bakanlığının kamusal bir hak olan sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi için sağlıkta şiddete ihtiyacı vardır. Hekimler hakkında hükümet tarafından yapılan olumsuz yorumların nedeni de budur. Bu anlamda bizler ne kadar mücadele edersek edelim, sağlık bakanlığı bu konuda adım atmadığı sürece bu sorunun çözümlenmesi mümkün değildir.
Bu konuda alınması gereken önlemler çok basittir. Öncelikle güvenli çalışma ortamları oluşturulmalıdır. Özellikle Hemşire Ömür Erez’in cinayetinin ortamı olan Aile Sağlığı Merkezleri apartman altlarından kurtulmak ve kamusal alanlara dönüşmek zorundadır. Vatandaş bu konuda eğitilmelidir. Sağlık çalışanları da eğitilmeli ve iletişim konusunda her kesimin asgari bir bilgiye sahip olması gerekir. Halkın sağlık hizmetine erişimi konusundaki sıkıntıları giderilmelidir. Sağlık hizmeti veren insanların çalışma ortamları, çalışma süreleri ve genel olarak tüm çalışma koşulları düzeltilmelidir. Tüm bu kararlar alınıp, uyguladıktan sonra yine de şiddet oluyorsa en ağır ceza almalarını sağlayacak bir sağlıkta şiddet yasası acilen çıkarılmalıdır. Cezasızlık, sorunun çözülmesini değil, büyümesini sağlar.
Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve genel olarak iktidar bu konuların çözümü için hekimlerin biricik örgütü olan TTB’nin önerilerini dikkate almalı ve bu konularda TTB ile diyaloğa geçmekten imtina etmemelidir.
Sağlıkta şiddet ile mücadele etmek için sağlıkta dönüşümle mücadele etmek gerekir, çünkü sağlıkta şiddet sağlıkta dönüşümün bir sonucudur.