Fakülte günlerimi de sayarsak eğer 40 senelik hekimim! Soru şudur ne değişti? Yanıtım ise daraltılmış olarak "hiçbir şey" şeklinde olacaktır. Neden "hekim göçü" ya da "gidiyorlar/gitmek" argümanlarının bir retoriğe dönüştürüldüğünü açıkçası merak ediyorum... "Gönüllü sürgünlük" mü; fazla romanesk ve romantik! Ben "kaçmak" yaklaşımının da tartışılması irdelenmesi taraftarıyım. Örneğin "mücadele etmek yerine kaçmayı tercih ediyorlar" diyemez miyiz? "Gitme" ya da "göçme" nedenleri kendi kırk senemi düşündüğümde "yeterince" ikna edici gelmiyor!
İlk günden fazla sert mi oldu?