Hastenemi Açın Platformu'nun açıklamasında bu çok iyi ifade ediliyor:
"Ankara Şehir Hastanesi gerekçe gösterilerek kapatılan hastaneler nedeniyle yaşananları hatırlarsak bu beş hastanemiz kapatılınca neler olacağını da anlayabiliriz.
Hastalarımız kolay ulaştıkları hastanelerine, hekimlerine, sağlıkçılarına ulaşamaz oldular. Devasa boyuttaki AVM benzeri hastaneye zor koşullarda gitmek, buradan sağlık hizmeti almak zorunda kaldılar. Hastanenin işleyişindeki sorunlar, içinde sağlık hizmeti almaktaki sıkıntılar saymakla bitmez. Üzerine COVID-19 salgını geldi, Ankara Şehir Hastanesi pandemi hastanesi oldu, altı hastane tek yere toplandığından ve salgın hastanesine dönüştüğünden, salgın dışı hastalara ayrılan hastane kalmadı, yurttaşlarımız hastalanmamak korkusuyla kontrollerine gidemediler, sağlık hizmeti ihtiyaçlarını, kontrollerini, ameliyatlarını ertelediler, COVID-19 dışı sebeplerden ölümler de arttı. Hekime başvurduklarında pek çok yurttaşımızın hastalığı ilerlemişti. Hastanelerin iş yükü birikti, kalabalıklar arttı.
Kapanan hastanelerdeki sağlık çalışanlarından işsiz kalanlar oldu. Sağlık çalışanlarının çalışma koşulları ağırlaştı, yaşamları zorlaştı, ulaşımı zor, kreşi olmayan şehir hastanesine gitmeye zorlandılar. Taşeron şirketlerden geçenler çalışma mekanlarını kaybetti, başka hastanelere dağıtıldılar. Pek çok hekim, sağlık çalışanı emekliliğini istedi, istifa etti, meslekten koptu.
Bu hastanelerimizin en önemli işlevlerinden olan asistan eğitimi bozuldu, çalışma koşulları ağırlaştı. Bir asistan nöbet çıkışı evine giderken direksiyon başında uyudu, kamyonun altında can verdi.
Kapanan altı hastanenin çevresindeki lokantasından, taksicisine esnaf perişan oldu, iflas etti, eczaneler, tıbbi cihaz satan işyerleri zarara sürüklendi.
Tarihi hastane binalarımız çürümeye terk edildi, ya amacı dışında ya da salgının yarattığı baskıyla kısmen sağlık hizmetlerinde kullanıldılar. Kent dokusu zarar gördü, ulaşım ağları yetersiz kaldı, trafik tıkandı, yeni, acayip alt-üst geçitler yapıldı, sadece bu köprü ve bağlantı yollarına yepyeni bin yataklı hastane yapılacak paralar harcandı.
Şimdi mi? Devlet hastanelerinden randevu alıp muayene olmak neredeyse imkansız hale geldi. Hastane kalabalıkları daha da arttı, salgın bitmediği gibi hastaneler şiddetin, bulaşın mekanı haline geldi.
Böylesi bir ortamda, hele bitmeyen salgının yaşattığı derslere rağmen Ankara’nın en önemli beş hastanesini daha kapatmak aklın, bilimin, sağlık hizmetlerinin, vicdanın gereği değildir. Sağlığımızın, kentimizin, hastalarımızın, çevre esnafımızın, tüm yurttaşlarımızın iyiliğinin ranta, kar hırsına, beton merakına feda edilmesidir."
Tekrarlayalım, hastaneler kapanmamalı, kapananlar derhal yeniden açılmalıdır.