İnsanların açlıkla, yoksullukla, işsizlikle , ölümle sınandığı “yepyeni dünya düzeni”ni yaşıyoruz. Filistinli hekimlerin öldürülmesi, tutuklanması, işkence görmesi yaşadığımız kötülüğün sembolü niteliğinde. Dünyanın liderlerinde, zenginlerinde, silah tüccarlarında utanma aramayın.
Dr. Mervan Sultan (Marwan al-Sultan) Gazze’deki Endonezya Hastanesi’nin başhekimiydi. Kuzey Gazze’deki evinden çıkarılmış, başka yere taşınmıştı. Yeni evi İsrail füzelerinin hedefi oldu, kendisi, eşi, kızı, kız kardeşi ve damadı birlikte 2 Temmuz’da can verdi. Kızı Lobna ve oğlu Ahmed, Doktor Mervan’ın odasında hedef alınarak öldürüldüğünü söylüyor. Yerel gazetecilerin ulaştırdığı fotoğraf ailenin beyanlarını doğruluyor. Apartmanın dört ve beşinci katları ön cepheden hedef alınarak vurulmuş durumda.
Hussam Idris Abu Safiya, çocuk doktoru ve yenidoğan uzmanı. Gazze’deki Kamal Adwan Hastanesi’nin başhekimiydi. Filistinli yerinden edilmiş bir ailenin çocuğu, Tıp eğitimini Kazakistan’da aldı, halkına yardım etmek için Kazak eşi Elbina ile birlikte Gazze’ye döndü. Hastanesi defalarca kuşatıldı, Ekim-Aralık 2024 arasında sürekli bombalandı. 15 yaşındaki oğlu hastane girişinde öldürüldü. Kendisi hastane koridorunda vuruldu, bacağından altı şarapnel yarası aldı. 23 Aralık’ta NBC televizyonuna verdiği demeçte, İsrail keskin nişancı ateşi ve tank mermilerinin hastanenin kreş ve doğumhanesine zarar verdiğini söyledi. 27 Aralık’ta hastanesi boşaltılırken gözaltına alındı. Kendisinden uzun süre haber alınamadı, DSÖ dahil kurumlar durumuna dair bilgi talep etti. TTB tarafından önceki gün yapılan açıklamada, avukatına dayanarak Dr. Abu Safiya’nın ciddi sağlık sorunları ve işkenceye bağlı yaralanmaları olduğu, 40 kilogramdan fazla kilo kaybettiği, yeraltı hücresinde tutulduğu bilgisi paylaşıldı.
Bu iki hekim sadece örnek. Tam sayılara ulaşmak zor. Filistinli sağlık çalışanlarının inisiyatifi ile kurulan Healthcare Workers Watch – Palestine verilerine göre 7 Ekim 2023-15 Şubat 2025 arasında 1200 sağlık çalışanı öldürüldü, 384’ü tutuklandı, 24’ü kayıp. Bunları okurken umarım şaşırmaya devam ediyor, “olmaz böyle şey” diyorsunuzdur. Çünkü tüm bunlar uluslararası yasaların ihlali ve insanlığa karşı suç anlamına geliyor. Bu suçlara bizleri alıştırmak istiyorlar.
İngiliz Tabipler Birliği (BMA) Yıllık Temsilciler Toplantısı’nda (ARM) tüm dünyaya örnek olması gereken kararlar aldı. BMA çatışma bölgelerindeki sağlık çalışanlarının ve altyapının korunmasının önemini tekrar vurguluyor. Savunuculuk yapan tıp öğrencilerinden Müslüman ya da Yahudi halka yönelik olumsuz algılara kadar ciddi tespitler yapıyor. Dünya Tabipler Birliği’nin (WMA) ve İsrail Tabipler Birliği’nin (IMA) (İran’ın yanlışlıkla hedef alındığını açıkladığı) İsrail’deki Soroka Hastanesi’ne yönelik saldırıyı kınadığını, saldırıyı kasıtlı olarak nitelendirdiğini hatırlatıyor. Ancak WMA’nın Gazze’deki sağlık sisteminin bilerek yok edilmesine yönelik bununla karşılaştırılabilir bir açıklama yapmadığını belirtiyor. IMA’nın da BM belgelerinde ve insani yardım kuruluşlarının raporlarında açıkça ortaya konan Gazze’deki sağlık çalışanlarına ve tesislerine yönelik saldırılara sessiz kaldığını hatırlatıyor. WMA ve IMA’nın yaptığı seçici kınamanın tıbbi tarafsızlığı baltaladığını belirtiyor. WMA’ya, sağlık hizmetlerine yönelik saldırıları tutarlı bir şekilde kınaması çağrısında bulunuyor. İsrail Tabipler Birliği ile de, tıbbi tarafsızlığı teyit edene ve Gazze'deki sağlık hizmetlerine yönelik saldırıları kınayana kadar ilişkileri askıya alma çağrısı yapıyor.
Gazze’nin neredeyse tamamı İsrail Ordusu’nun operasyon bölgesi. Günde ortalama yüz kişi öldürülüyor. Yerinden edilmiş insanlar aşırı sıcaklarda çadırlarda, aç, susuz, elektriksiz yaşam mücadelesi veriyor. BBC’den öğreniyoruz, Save the Children ile Gazze'de çalışan Rachel Cummings aktarıyor. Çocuk dostu alanlarda düzenlenen "dilek çemberleri" etkinliklerinde çocuklara dilekleri soruluyor. Cummings, çocukların son zamanlarda öldürülen anne veya babalarıyla birlikte olmak ya da yiyecek ve suya sahip olmak için "ölmeyi dilediklerini" söylüyor.
İşte Yepyeni Dünya Düzeni budur!