Forum’un ana sorusu üzerine… (1)

Forum ana etkinlik olarak Fikir Çemberi yapmakla birlikte 26 Ekim ve 9 Kasım (2023) tarihlerinde birbirini tamamlayan iki ayrı Forum Katılımcıları oturumu düzenledi: İlki “Cumhuriyeti tarihselleştirmek, Cumhuriyetçiliği anlamak”, ikincisi “Cumhuriyet’in 100. yıl kutlama(ma)ları ne söylüyor?” başlığında yapıldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı olduğuna göre olağan dışı bir durum olmadığı açık. Böyle olmakla birlikte ortada bir sıkıntı, “patinaj” olduğunu hissetmemek de mümkün değil. Forum’un temel sorusu (Cumhuriyet’in yeni yüzyılında nasıl bir sağlık sistemi?) bir bütün olmakla birlikte, iki parçaya ayıracak olursam, benim baktığım yerden ağırlık merkezi ikinci yarısında(ydı), yani nasıl bir sağlık sistemi üzerine yürütülecek tartışmalar(dı). Oysa bugün için Forum’un temel sorusunun ağırlık merkezi ilk yarısına, yani Cumhuriyet’in yeni yüzyılına kaymış durumda!

Kendimi yanlış ifade etmek istemem: Cumhuriyetin gerek 100 yıllık öyküsü gerekse de 2023’deki mevcut haline ilişkin “pembe” bir değerlendirmeye sahip olmadığım gibi 2023 Mayıs “dönemeci” sonrasına yönelik de iyimser beklentilere sahip değildim. Ancak bugünden geriye bakınca Forum’un çıkış itibariyle sağlık tartışmasına daha fazla imkan sunacak bir 100. yıl eşiği beklentisini “gizliden gizliye” taşımış olduğu görülüyor. Türkiye’nin 1980’le küresel seyre paralel makas değiştirip 2002’den bu yana yaşadığı hızlı ve yoğunlaştırılmış sürecin duraksayacağı ön kabulünü inkar etmemek gerekiyor. Bunu 2023 seçimleri öncesi muhalif odak yelpazesinin hemen her kesimi kendi meşrebince söyledi, nihayetinde bu hal “evet, gidiyorlar” sözcüklerinde somutlandı.

Ama böyle olmadı ve muhalif odak yelpazesi yine kendi meşrebince bir içe kapanmaya uğradı. Bireysel olarak hayal kırıklığından boş vermişliğe/teslimiyete, örgütlü yapılar olarak toparlanma adına “daha iyi yenil” ezberlerine, odaklan(a)mayan dağınık değerlendirmelerden samimi ve sahici olmayan, o nedenle de özeleştiri denemeyecek “kusur tespitlerine”, suçlamalara uzanan bir dönem yaşandı, yaşanıyor. 


Derin bir nefes alıp bir adım geri çekilip baktığımızda -kaçınılmaz olarak- Türkiye’yi de kapsayan bir tarihsel süreçten geçtiğimizi yeniden hatırlamamız gerekiyor: “… bildiğimiz haliyle dünya çöküyor ve yenisi henüz ufukta bile görünmüyor”

(niyetim yazmaya/tartışmaya devam etmek; katılanlar olursa ne güzel)


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.