Eviniz başınıza yıkılsa da ʺkonuşmayınʺ diyorlar

Ortada tam bir yıkıntı var. Siyasal İslamcı iktidar bir ülkeyi ne hale getirir? Tüm yalınlığıyla karşımızda duruyor. Ders gibi, tüm dünyaya örnek.

Ama konuşmak, eleştirmek, hak talep etmek yasak. Eviniz başınıza yıkılsa da değişmiyor. "Günü geldiğinde tuttuğumuz defterleri açacağız" diyorlar. "Bizlere söylenen sözleri şimdilik not ediyoruz" diyorlar. 

Depremde ölümleri, yıkımları artıran konulara, eksiklere dair bir şeyler söylemeye çalıştığınızda hemen aynı suçlama önünüze çıkarılıyor: “Depremi siyasete alet ediyorsunuz”. Daha ötesi, şov yapıyorsunuz. Oysa iktidar partisi sözcüsü depremlerden sonraki en sıcak saatlerde “Cumhur İttifakı olarak sahadayız” diyebiliyor. Depremi fırsat bilip seçimi ertelemeyi tartıştırabiliyorlar. Kendileri için siyaset yapma alanını sınırsız görürken sizin çerçevenizi çizmek konusunda ustalar.


Yaşamımızın tamamını belirlemeyi, neyi söyleyebileceğimize, neye nasıl tepki gösterebileceğimize iktidar gücüyle karar vermeyi istiyorlar. Tüm bir ülke olarak yaşadığımız böylesi bir yıkımda bile kutuplaşma siyasetinden vazgeçmiyorlar. Oradan beslenmeye devam etmek istiyorlar. 

Çok canımız yandı. Tüm bunların bir daha olmaması için bize dayattıklarına boyun eğmemek, dayanışmak, kötülüklerin hesabını sormak ve doğrusunu istemek gerekiyor.


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.