Eski hastane ne demek? Hastaneler nasıl yenilenmeli, geliştirilmeli, güçlendirilmeli?

Bu konuyu olması gerektiği gibi, bilimsel, sağlık hizmetlerinin ihtiyacına göre, kente ve tarihe hürmet ederek ele alabiliyor muyuz? Pek çok soruya olduğu gibi buna da olumlu cevap veremiyoruz. 

6 Şubat depremlerinden sonra köklü hastanelerimizin yıkılması için yeni gerekçe oluşturuldu. Hastanelerimiz eski ve depreme dayanıksızdı, o halde yıkılmalıydı. Yerine yenisi yapılır mı? Bu hastanelerin çok değerli arazilerine bakınca mevzuyla ilgili herkes kaygı duymadan edemiyor. En günceli Cerrahpaşa’nın durumu ile Dışkapı ve Sami Ulus Hastaneleri için yapılan ihaleler.

Bizde 50-60 yıllık hastaneler “eski” diye yıkılıyor. Dünyada nasıl oluyor bu işler, eski hastaneler yıkılıp yerleri ranta mı açılıyor? Doğrusunun yapıldığı çok örnek var. Paris’teki Hôtel-Dieu ve Pitié-Salpêtrière hastanelerine bakınca bizim acınası hallerimiz ortaya çıkıyor. 1400 yıllık geçmişi olan hastaneler yaşatılmaya devam ediyor. Tarihiyle, hekimleriyle, hocalarıyla, hastalarıyla...

Bizim de birikimlerimize sahip çıkıp geleceğimizi kurmamız gerekiyor. Hastanelerimizi ve onlarla beraber tarihimizi yaşatmamız çok önemli. Yeni hastane yapmak, mevcutları yenileyip geliştirmek mi? Elbette hep gerekli. Ama bunu bilime göre, doğru planlamayla, alanın uzman kuruluşlarından katkı alarak, kent dokusuna saygı göstererek ve mevcut hastanelerimizi tarihi yapılarıyla, isimleriyle koruyarak yapmak gerekiyor.

Diyeceksiniz ki, bunu önündeki Sıhhiye Meydanı’na adını veren güzelim tarihi binasından ayrılıp, Bilkent’te dışı cam kaplı yapıya kiracı olan Sağlık Bakanlığı mı yapacak? Olsun, ben yine de umutluyum. Doğrunun galip geleceğine ve bu ülkeyi yönetenlerin de doğruya yöneleceğine inanmak istiyorum.


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.