Ek ödeme yönetmeliği ile getirilen yeni düzenlemeler sağlık çalışanlar için temel bir ücret yerine ek kaynakların kullanımına yoğun olara devam edileceğini ve Sağlık Bakanlığı'nın başta şiddet olmak üzere sağlık alanındaki sorunların çözümünü döner sermayede aradığını gösteriyor. Bu açmazdan kurtulmadikca sağlık sistemine huzur yok.
1. Sağlık sisteminin basta finansman ve basamaklı sağlık ve sevk sistemi ile ilgili yapısal sorunları çözülmeden yapılacak düzenlemeler durumu iyileştirmek bir yana daha karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hale getirecektir. Sorunun temelinde yatan sorunları çözmeden sorunu sadece "ek ödeme" olarak görmek bilimsel yaklaşımdan yoksun ve uzaktır. Bu yaklaşım sağlık sisteminin liyakattan yoksun yönetiminin de bir göstergesidir.
2. Yeni düzenleme, yapılacak ek ödemelerin merkezi bütçeden karşılanmasını öngörmekle birlikte, ödenen miktarın hastanelerle "mahsuplasilacak" olması hastanelerin finansal sorunlarını agirlastirabilir.
3. Eşitsizliği giderecegi iddia edilen düzenleme eşitsizliği derinlestirmektedir. Gelir getiren ve getirmeyen ayrımı, kamu hastanelerinin işletme haline getirildiğinin bir kez daha açık göstergesi olmuştur.
4. Temel ücretlerde iyileştirme yapilmadikca hangi düzenleme gelirse gelsin kamu hastanelerinin işletmelesme sureci hızlanacak ve sağlık personelinin gelirlerinin önemli bir kısmı vatandaş ve işveren primleriyle oluşan SGK fonuna yüklenecektir.
5.Verimlilik ve etkililik iddiasıyla sağlık sisteminin dönüşümünü amaçlayan sağlık reformunun bu yeni düzenlemesi de öncekiler gibi kamusal bir sağlık sistemini esas almamaktadır. Düzenleme hastane odaklı ve tedavi edici hizmet odaklı anlayışın devamıdır.
6. Sağlık alanında şiddetin kitlesel ve sistematik hale geldiği bir dönemde sorunların "ödeme" tartışmasına indirgenmesi sorunların yoğunlaşmasini beraberinde getirir.