Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Nasıl Bir Aşı Politikası İstiyoruz? (3)

Aşı araştırma Geliştirme Çalışmalarını Gereksinimler Değil Karlılık Yönlendiriyor:

Pandemi “aşı pazarı”na dünya nüfusu büyüklüğünde muazzam bir hedef kitle oluşturdu, yinelenen doz uygulamalarını da dikkate alınca pazarın daha da büyüdüğünü söylemek gerek. Aşıya erişimdeki eşitsizlikler, kısa sürede COVID-19 aşısı açısından “toplum bağışıklığı” ihtimalini saf dışı bıraktığından bu yana virüsün mutasyonla geliştirdiği yeni varyantlar yinelenen aşı dozlarıyla yine ve yeniden hedef kitleler yaratmaya devam etti. 

Ticaret karlılık üzerinden işleyen bir sistem. Aşı üretiminin arkasındaki tek temel dinamik de küresel ya da yerel gereksinimler değil, esas olarak karlılık. Gereksinimlerle hedef pazarın alım gücü birleştiğinde aşının üretildiğine, hedef pazarın alım gücü yoksa o hastalığa karşı aşı araştırma geliştirme çalışmalarının yapılmadığına ya da kesintiye uğradığına tanık oluyoruz. Kamusal yatırımlarla yürütülen temel bilim araştırmalarının ürüne dönüşme aşamasında sektöre satılarak üretim, kullanım, dağıtım hakkının en az yirmi yıl tekelleşmesi söz konusu. Patent korumasında olmayan geleneksel aşıların ticari bir istek doğurmaması sonucu üretimlerinin durdurulması da cabası. Örneğin CDC 2023 yılında üretici şirketin Difteri-Tetanoz (DT) aşısının üretimini durduracağını ve DBT aşısının Boğmaca bileşeninin uygulanmaması gereken çocuklarda nasıl bir yol izleneceğinin tartışıldığını belirtiyor. 

 

Kaynak:

About Diphtheria, Tetanus, and Pertussis Vaccines.    https://www.cdc.gov/vaccines/vpd/dtap-tdap-td/hcp/about-vaccine.html


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.