Kadınların çalışma hayatına ilişkin sorunlarını üç başlıkta toplayabiliriz.
1. Bunlardan ilki kadınların çalışma hayatına katılımını zorlaştıran süreçlerdir. Kadınların eğitimden eşit şekilde yararlanamaması, ataerkil örüntüler veya dini inanışlar, toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle ev içi sorumlulukların yüklenmesi, erken evlilik çalışma hayatına katılmayı engellemekte ya da zorlaştırmaktadır.
2. Kadınlar çalışma hayatında da kadın olmaları nedeniyle pek çok zorlukla karşılaşmaktadır. Kadınların erkeklere göre istihdama ve işgücüne katılma oranları daha düşük, işsizlik oranları ise daha yüksektir. Kadınlar geleneksel sektörlerde (tarım) daha yayın olarak istihdam edilir ya da ücretsiz aile işçisi olarak çalışırlar.
Neoliberal politikalar kadınların güvencesiz, esnek ve düşük ücretle enformel sektörde istihdam edilmesini arttırmıştır. Kadınlar taşeron yanında, ev içi hizmetlerde, toplum yararına programlarda, esnek istihdam modelleri ile merdiven altı atölyelerde yaygın olarak çalıştırılırlar.
Kadın işi- erkek işi olarak nitelendirilen kimi işler kadınların bazı mesleklere girmesini zorlaştırır, toplumsal cinsiyet rollerinin izin verdiği mesleklere yönelmesi beklenir. Örneğim hemşirelik, öğretmenlik, çocuk gelişimi gibi bölümler kadınlar için uygun bulunurken mühendislik, şoförlük vb. kadın açısından uygun meslek olarak tanımlanmaz. Aynı meslek grubunda bazı branşlar (cerrahi, üroloji) da kadınlar için uygun bulunmamaktadır. Dile yerleşen ifadeler de bu ayrımın kanıksanmasına neden olur. Ör; bilim adamı, iş adamı vb.
Kadınlar formel sektörde çalıştığında da pek çok ayrımcı uygulama ile karşı karşıya kalır. İşe girişte, işte çalıştırmada, ücret ödenmesinde (eşit işe eşit ücret), terfi söz konusu olduğunda (cam tavan) bu ayrımcılığı hissederler. Mobinge ve cinsel istismara uğrama olasılıkları daha fazladır. Kadınların iş hayatında kalmasını kolaylaştırıcı önlemlerden ziyade iş hayatından çıkmasını kolaylaştırıcı düzenlemeler söz konusudur (evlilik-kıdem tazminatı). Örgütlenme düzeylerinin düşük olması hak elde etmelerini veya korumalarını da zorlaştırır. Tam zamanlı işler için genelde erkekler tercih edilir.
Kadının enformel sektörde çalışması, doğum yapması nedeniyle kullanılan ücretsiz izinler veya kısmi süreli çalışma onun sosyal güvenlik hakkından yararlanmasını zorlaştırır, bu kırılganlık iş hayatından daha erken çekilmesine neden olur.
3-Kadınlar, toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle aile ve toplumla sorun yaşarlar. Kadın özellikle de çocuk sahibi olduğunda sosyal desteği -çocuğuna bakacak bir aile yakını- ya da kamusal kreş hizmeti olmadığında çalışma hayatından erken ayrılmak ya da çalışmaya uzun süreli ara vermek zorunda kalmakta, yeniden iş piyasasına dönmek istediğinde ise eski konumunun ve ücretinin daha altında bir işi kabul etmek zorunda kalmaktadır. Aslında kadının sınıfsal konumu onun işe girişini kolaylaştırmakta ya da zorlaştırmaktadır.
Kadınlar için çalışmak erkeklere göre daha büyük bir çaba gerektirir.