Acil Sağlık hizmetleri ile ilgili neleri konuşuyoruz? 1

Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP) döneminde, acil servislerin en çok şu konular üzerinden kamuoyunda tartışıldığını hatırlıyorum;

  • 112 sağlık hizmetleri (Hükümetin çok önem verdiği, SDP’nin vitrin işlerinden olan bir başlık. Bu başlığın içinde Hükümet’in kamuoyunda sükse yaptığını düşündüğü ambulans helikopterler ve ambulans uçaklar da vardı.) 
  • Acil servislerdeki yoğunluk, 
  • Özel ve vakıf hastanelerinde acil servislerde vatandaştan para alınması (2012 yılında Sağlık’ta Dönüşüm Programı’nın en bilinen vitrin görüntülerinden biri olan dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ, vatandaşlardan sadece kamu da değil, özel vakıf tüm hastane acillerinde de para alınmayacağını defalarca söylemişti)
  • Acil servislerde yoğunluk (Medyada acil servislerle ilgili sıkça rastlanan haberlerden biri her zaman acil servislerdeki kalabalık oluyordu. Recep Akdağ yine bir beyanında, “Burada vatandaşlarımıza düşen görev, acil olmayan durumlarda da acil servisleri meşgul etmemeleri" diyordu.)
  • Acil servislerde Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet. 

112 sağlık hizmetlerinde yapılan düzenlemeler, dönemin Sağlık Bakanı Akdağ zamanında kamuoyuna iyi pazarlanmış bir başlıktı. Medya’da, Bakanlığın ambulansların arandıktan sonra kaç dakikada olay yerine vardığı üzerine açıklamaları sık sık yer bulurdu. Ancak ambulanslara hastalar alındıktan sonra nereye götürüleceği, hastaların nitelikli bir acil sağlık hizmetini nerede alacakları sorunu hala ortada duruyordu. Ancak ambulans sayılarının (sanırım ciddi oranda) artmış olması ve vatandaş her aradığında ambulansların yola çıkması kamuoyunda bir memnuniyet oluşturmuştu. 

112 acil hizmetlerinde sonradan ciddi değişiklikler oldu. Hekimler ambulanslardan çekildi. Şu anda bu hizmetlerden memnuniyet nasıl bilmiyorum. Ama bu noktada SDP’nin alameti farikalarından bir tanesinin kentlerdeki ambulans siren seslerinin hayli artması olduğunu söyleyebilirim. 


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.