8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNDE 2023 TÜRKİYE’SİNE DAİR

Kapitalizm içine düştüğü krize neoliberal politikalarla yanıt verirken kadını da yeniden keşfetmiş gibiydi. Keşfin; kadınlar için esnek istihdam, düşük ücretler, sosyal hakların tasfiyesi ve emeğin yeniden üretiminde ağırlaşan yük anlamlarına geldiği görüldü sonradan…

Kadınlar en önce kavradılar durumu. Tüm dünyada yükselen kadın hareketleriyle karşı çıktılar/çıkıyorlar. Türkiye’de de onca baskı ortamına rağmen kadınlar sokaklarda ve işyerlerinde eylemleriyle öndeler.

Kadınların özne olarak çıkışlarının gerisinde neoliberal çalışma düzeni var. Ancak kadınları özne yapan sadece bu kadarı değildir. En az bunun kadar önemli olan, çalışma yaşamının tüm katmanlarındaki varlıkları ile maruz bırakıldıkları baskı ve sömürü biçimlerinde uğradıkları ayrımcılık ve ezilme durumlarıdır.

Kapitalizmin neoliberal düzeninde kadınlara biçtiği “role” bakarak “Eh ne yapalım Türkiye’de de benzeri yaşanıyor” denilerek Türkiye’de Siyasal İktidarın (Saray Rejimi) kadınlara yönelik olarak “muazzam” olarak nitelenebilecek “ayrımcılık” ve “ezme” durumunun kendine özel yanları ihmal edilmemelidir.

Saray Rejimi kadınları hiç olmadığı kadar patriarkanın müdahale alanına yerleştirmiştir. Sokakta yürümenin, istediğince giyinmenin, ağız doluşu gülüşün, beğeniyi göstermenin, göz göze gelmenin bile kadınlar için “tehlikeli” sayıldığı zamanları yaşıyoruz.

Rejim, Diyaneti de arkasına alarak İstanbul Sözleşmesi’nden, medeni hakların temel unsurlarını tartışmaya açmaktan, nafaka hakkına, 6284’e kadınları toplumsal yaşamın dışına iterek bir tür “köle” düzeni peşindedir.

Kadınlar için Saray Rejimi Türkiye’de bir tür “varolma” sorunudur. Peki bu “varolma” mücadelesi kazanıldığında nasıl bir yaşam varolacaktır?

Farikalarda tacize uğrayan kadın hakkını aradığında şefinin “erkeklik gururunu kırdığı" için işten çıkarılması bir daha yaşanmayacak mıdır?

Kadın cinayetleri birden sona mı erecektir?

200 bine yakın çocuk evlilerin, tecavüzcüsü ile evlendirilenlerin yaşamları birden geri mi gelecektir? 

Tecavüze uğrayan kız çocuğuna neden direnmedin diyen hakim, “mahallenin namusu” için kız yurdunun yangın merdivenini kilitleyen memur, lisedeki kız öğrencinin taytından cinsen anlamlar çıkaran öğretmen, karakolda kadının şikayetini almayan polis, kadına doğum kontrol hapı sunmayan aile hekimi, kürtaj talebini yok sayan hastane buharlaşacak mıdır?

Rejimin her koldan memleketin tepesine çöreklediği kadın düşmanı kültür sihirli biçimde ortadan kaybolacaklar mıdır?

Saray Rejiminden siyasal iktidarı almak temeldir, Ancak yeterli değildir. Durum sanıldığından daha ciddidir.

Öncelikle iki şeye dikkat etmek gerekir: Birincisi siyasal iktidar alındığında alınan mirasın önemli ölçüde sorunlu olduğu; sorunun çözümünün yıllar alacağı bilincidir . İkincisi, “her şeyin üstüne sünger çekme”dir. Bu ikincisi, ölümcül bir hata olacaktır. 

Yaşamın tüm alanlarında siyasal iktidarın kadını ikincil ve yok sayan örüntüleri, ideolojileri, kültürleri, formlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen bir ileri hat çekilmelidir. 


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.