2011 yılında yasalaşan 663 sayılı KHK meşhurdur. 663’le Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu (Kamu Hastaneleri Birlikleri) gibi devasa yapılar ihdas edilmişti. “-di” diyorum çünkü 25.08.2017 tarihinde 694 sayılı KHK ile her ikisi de kapatıldı. İşte bu meşhur 663’le kurulan yapılardan birisi de Sağlık Meslekleri Kurulu’dur.
Kurul sağlık mesleklerinin etik ilkelerini belirlemekten eğitim müfredatı, mesleki alan ve dal belirlemesi gibi mesleki düzenlemelerde ve istihdam planlamalarında görüş bildirmeye, meslek mensuplarının mesleki yeterlilik ve etik eğitimi ile hasta haklarına tabi tutulmasına, eğitimlerinin süresine ve müfredatına karar vermek, sağlık engeli nedeniyle meslek icrasının yasaklanmasına, meslekten geçici veya sürekli men etmeye karar vermek gibi yetkilere sahiptir.
Hekimler, bir bütün olarak “sağlık meslek mensupları” unutmuş olsa da 12 yıldır sağlıkçıların mesleki yetersizliğine, bu nedenle eğitime alınmasına, “Hasta hakları uygulamalarına veya etik ilkelere aykırı davranışı sebebiyle ikiden fazla yazılı ikaz edilen veya ilgili mevzuatına göre disiplin cezası uygulanan sağlık meslek mensubu, hasta hakları veya etik ilkeler eğitim programına tâbi tut”ulmasına, meslekten mene bu Kurul karar veriyor.
Düşünebiliyor musunuz, misal 20 yıllık bir hekim, hasta hakları uygulamalarına veya etik ilkelere aykırı davranışı sebebiyle ikiden fazla yazılı ikaz veya ilgili mevzuatına göre disiplin cezası uygulanmışsa hasta hakları veya etik ilkeler eğitim programına tutulur, diyor yasa. İyi de nasıl bir eğitim? Hekime ne anlatılıyor bu eğitimde? Bu Kurul’a bu yetkiyi yazarak verenler ve kabul edenler acaba ne düşünmüşlerdi? Ya da düşünmüşler miydi? (şimdi de bunu -olumlu bir değişiklik elbette- Yasa Teklifi'yle kaldırmayı öneriyorlar).
Bu kez de “Meslek icrası esnasında ölüme veya engelliliğe neden olmaksızın sağlığın kısa süreli ve geçici olarak bozulmasına yol açmak” diye yazarak hekimlerin hemen her gün tedavi sırasında karşılaşabilecekleri, sürecin doğal seyrinde olan bir durumu 15 gün ile 3 yıl arasında meslek icrasından geçici men gerektiren fiil ve haller arasında sayabiliyorlar.
Daha ötesi 6 maddede topladıkları meslek icrasından geçici men gerektiren fiil ve haller içerisinde “çç) Personele, hastalara ve hasta yakınlarına fiili saldırıda bulunmak,” maddesini ayrı olarak yazabiliyorlar. Oysaki bu madde Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliğinde her biri ayrı ayrı yazılan 19 maddeden sadece biri. Her bir fiil ve hali ayrı ayrı yazmayacaksanız bu maddeyi neden ayrı yazarsınız? Memlekette her gün ekip arkadaşlarına, hastalara ve hasta yakınlarına fiilen saldıran çok sayıda hekim, sağlık meslek mensubu mu var? Yoksa aksi mi geçerli?
Sözün özü Meslek Birliği olan sağlık meslek mensupları (hekim, dişhekimi, eczacı) bu Kurul kapsamından derhal çıkartılmalı, dışarıda kalan sağlık meslek mensupları için ne yapılması gerektiği ise o mesleklerin dernek, sendika vb yapılarıyla görüşülerek netleştirilmelidir.