1 Mayıs’ın Minikleri: Çocuk İşçiler Uluslararası ve Ulusal Düzenlemeler Çocuk İşçiliğini Önlemeye mi Yoksa Düzenlemeye mi Odaklanmış?

1 Mayıs’ta küçük işçiler de unutulmadı ve çeşitli sorunları birkaç cümle ile aktarıldı. Ancak meydanlarda yerlerini alamadılar çünkü bayramda da çalışmak zorundaydılar. 

Çocuk işçiliği ile mücadele konusunda çeşitli uluslararası ve ulusal düzenlemeler var. Ancak bu düzenlemeler 3 temel konuda problemli. 

-Bunlardan ilki tanımlama problemi. 18 yaşın altındaki bireyler çocuk olarak tanımlanmasına rağmen konu çalışma olduğunda birden çocuk yaşta çalışanlar “genç işçi” olarak karşımıza çıkıveriyor. Dolayısıyla bu düzenlemelerde “çocuk, çocuk işçi, genç işçi” gibi farklı tanımlamalar yer alabiliyor. Bu tanımlamalar çocukların haklarını da farklılaştırıyor.

-İkinci sorun ise çalışma hayatında çocuğu korumak amacıyla getirilen “koruyucu düzenlemeler”in aslında çocuğun çalışmasını normalleştirmesi. Çünkü bu düzenlemeler genel olarak çocuk çalıştırmanın “normlarını-kurallarını” belirlerken; çocuk çalıştırmayı ortadan kaldırmayı değil, çocuk çalıştırmanın kurallarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu normlar genelde çocuk işçiliği ile ilgili “asgari yaşa” ya da “en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğine” odaklanmaktadır. 

-Diğer bir sorun ise çocukların çalıştırılırken çocuk oldukları genelde göz ardı edilirken, çalışanlara tanınan bazı hakları vermeye geldiğinde çocuk olduklarının hatırlanmasıdır. 18 yaşın altında olmaları nedeniyle çeşitli çalışan haklarından faydalandırılmamaktadırlar. Örneğin çocuklar haklarını korumak için örgütlenmek istediklerinde çocuk oldukları için ayrı bir sendika kuramazlar. Çünkü kurucu olmak için 18 yaş şartı vardır. Kurulu olan bir sendikaya üye olabilirler ancak yaşları nedeniyle bu sendikanın organlarında da görev alamazlar. Sosyal güvenlik alanında ise uzun vadeli sigorta kolları açısından sorun bulunmaktadır. 18 yaş öncesi emeklerinden faydalanılan bu çocukların "18 yaş öncesi çalışma süreleri" sigortalılık süresinden sayılmaz. Aynı sorun meslek lisesi stajyerleri ve çıraklar için de geçerlidir. Oysa bu çocukların erken yaşta çalışmaya başlaması onların fiziksel, psikolojik, sosyal ve akademik gelişimleri açısından bir çok sorun yaratmaktadır. Yani çocuk işçiliği aynı zamanda bir sağlık sorunudur. 

Çocuk işçiliği ile mücadele ettiğini söyleyen pek çok kurum, kuruluş, örgüt bulunmakta ve bu konuda çok sayıda proje üretilmektedir. Ancak bu projelere baktığımızda büyük çoğunluğunun çeşitli uluslararası veya ulusal firmalar tarafından fonlandığını, özellikle ihracat açısından ürünün üretiminde çocuk işçi çalıştırılmadığına yönelik denetim nedeniyle bu projelerin üretildiğini, çeşitli uluslararası yapılardan ciddi maddi destek alındığını da görmekteyiz. Dolayısıyla çocuk işçiler bu anlamda da sermaye için yeni bir kazanç yaratmaktadır. 

Çocuk işçiliği ile mücadelede uluslararası-ulusal normlarda sadece asgari normlarla mı yetinmeliyiz? Çocuk söz konusu olduğunda asgari ile yetinmek yeterli midir konusunu acilen tartışmak gerekiyor. 

* Kablay, 2021, "Tarım Sektöründe Çocuklar ve Çocuk İşçiliği ile Mücadele", Çalışma Ortamı, S:168, 6-13


Yorumları görüntülemek için giriş yapmalısınız.