ForumSağlık2023

En büyük neden piyasalaşmış sağlık sisteminin kamusal sağlık güvencesini dışlamasıdır.

Sağlığın Cüzdanı

ABD sağlık sistemi, genel olarak “bir aşırılık ve yoksunluk paradoksu” olarak tanımlanmaktadır. Bir yanda ileri teknolojinin de etkisiyle aşırı endüstrileşmiş bir tıp bilimi, piyasalaşmış bir sağlık hizmeti ve akıl dışı bir sağlık harcaması düzeyi, diğer yanda en temel sağlık hizmetine bile ulaşamayan on milyonlarca yoksul ve işçi. Bu aşırılık ve yoksunluk paradoksunun temelinde Amerikan Tabipleri Birliği dahil olmak üzere piyasaya duyulan çok derin bir inanç yatmaktadır. 

Bu inanç, tarihsel süreçte büyük oranda sınıf mücadelesinin başarısı ile kazanılmış sosyal güvenlik sistemlerinden herhangi birinin (Bismarck veya Beveridge) ABD’de kapsamlı bir biçimde kurulmasının önünde önemli bir engel olmuştur.  Öyle ki Obama’nın 2010 yılında sağlık güvencesi kapsamını sadece belli bir ölçüde genişletmeye yönelik reformları bile “sosyalleştirilmiş bir sağlık sistemi korkusu” yaymış, hatta “sosyalizm histerisinin” hortlamasına bile yol açmıştır. 

Büyük bir çaba ile 2010 yılında yürürlüğe konulan “Ödenebilir Bakım Yasası"nın çıkarılması ile sağlık sigortası bulunmayan nüfusun 50 milyondan 30 milyona indirilmiş olması önemli bir adım olmakla birlikte, yeterli bir girişim olamamıştır. Öyle ya dünyanın en zengin ve sağlığa en çok harcama yapan ülkelerinden birinde 30 milyon sigortasız bulunmaktadır. Yoksullar, hispanikler ve siyahilerin daha yüksek sigortasızlık oranlarına sahip olması, bu grupları pandemiye karşı da daha kırılgan hale getirmektedir. ABD’de nüfusun yaklaşık üçte ikisinin özel sigorta kapsamında olması da ayrı bir sorundur. Zira bu kapsamda olanların büyük bir bölümünün sigortası işverenleri aracılığı ile yapılmakta olup kapsamı dar olabilmektedir. Bu durum kapsam dışında kalan hizmetler için yüksek cepten harcamaya neden olarak hizmete erişimi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. 

Yorum Ekle

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.