ForumSağlık2023

Bir Rıza ve Ekonomik Şiddet Aracı Olarak Performansa Dayalı Ödeme

Pandemi Sonrası

Neoliberal politikaların sağlık alanına yansıması; hastanelerin özerkleştirilmesi, kimi hizmetlerin (temizlik, güvenlik, yemek vb.) taşerona devredilmesi, döner sermayeden ücreti ödenen ya da 4B kadrosunda kamu görevlisi  istihdamı ile başlamış, uygulamaya konulan SDP (Sağlıkta Dönüşüm Programı) dönüşümün daha genele yayılmasına ve yerleşik hale gelmesine neden olmuştur. Aile hekimliği, tam gün çalışma, toplam kalite uygulamaları, performansa dayalı döner sermaye ödemesi (PDDSÖ) programın en önemli ayaklarını oluşturmaktadır.

PDDSÖ'nin SDP için ayrı bir anlamı bulunmaktadır. Model hekime dayalı bir ek ödeme sistemi getirmiş ve çok da yüksek olmayan ücretlerin artmasına neden olurken sistemde her zaman en güçlü olan hekimler için SDP açasından bir rıza üretme aracı da olmuştur. SDP’ye yönelik eleştiriler, ödemelerin yüksek olması nedeniyle görünmez kılınmış, itirazlar son derece cılız kalmış, diğer adımların daha hızlı atılmasına neden olmuştur. Ancak gelinen noktada geçen yaklaşık 20 yıllık süreçte sistem artık bir ekonomik şiddet aracına “sopaya” dönüşmüş durumda ve küçük bir azınlık hariç sağlık alanında çalışan hekiminden, hemşiresine, teknisyeninden, personeline herkes tarafından eleştirilmekte ve tüm sağlık çalışanları açısından şiddet ile birlikte en önemli sorun alanını oluşturmaktadır.

Sistemin hızlıca yarattığı sorunlara bakacak olursak;

  1. Adil ücret hakkına aykırıdır. Kamu görevlileri açısından eğitim, kıdem, statünün başlıca ücret farklığı nedeni olması gerekirken yaratılan ucube sistem aynı işi yapan (aynı performansı üreten) kişiler arasında bölge, hastane, klinik, dahili-cerrahi branşlar açısından büyük farklılıklar yaratmaktadır. Eşit işi yapan çalışanlar eşit ücret alamamaktadır. Ücretin sürekliliği yoktur, çünkü izin-rapor gibi durumlarda miktarı değişkenlik göstermektedir. Gerçi son yıllarda sabit döner sermaye uygulaması getirilse de bu da sorunu çözmemektedir. Gelirin verilmesi, üretmenin dışında hastane kasasında dağıtılacak paranın olmasını gerekmektedir. Bu da sürekliliği ve istikrarı olumsuz etkilemektedir.
  2. İzin, rapor gibi çalışılmayan dönemlerde kesildiğinden dinlenme hakkının kullanılmasını engellenmekte, çalışanın kendini yenilemesine engel olmaktadır.
  3. Ek ödemeler emeklilikteki ücrete etki etmemektedir.
  4. Çalışma barışını bozmaktadır. Performansın artması için işlem sayılarının artması gerekmekte, bu hekimler için döner sermaye gelirinin artması anlamına gelirken diğer sağlık çalışanları açısından iş yükünün artması anlamına gelmektedir. Ayrıca asistan hekimler proleterleşmekte, klinik şefleri, uzmanlar için iş kovalayan kişilere dönüşürken, eğitim için yeterli zaman ayıramamaktadırlar.
  5. Kötüye kullanımlara açık bir sistemdir, gereksiz işlem yapılma riski yaratmaktadır. Hastanın bedeni daha çok üretmek için metalaşmaktadır. Ülke ekonomisi ve sosyal güvenlik harcamaları açısından sorunludur.
  6. Riskli işlemlerin tercih edilmemesi potansiyeli yaratmaktadır. Hasta ve yakınlarının şiddeti düşünüldüğünde  bu potansiyel artmaktadır.
http://www.isguc.org/?p=article&id=566&cilt=16&sayi=4&yil=2014

Yorum Ekle

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.