ForumSağlık2023

Pratikte “28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve güvenliği Günü” Bize Ne Anlatıyor?

Pandemi Sonrası

Pratikte  “28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve güvenliği Günü” Bize Ne Anlatıyor?

Bugün, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 2003 yılında meslek hastalıkları ve iş kazalarının önlenmesi amacıyla ilan edilen 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü. Bu amaçla kısada olsa "adet yerini bulsun biz de bu konuya değinmiş olalım" demek için, Türkiye'deki duruma bir göz atmak adına bu yazı hazırlandı. 

 İşçi sağlığı ve güvenliğinde kötü bir sınav verdiğimiz açık. İstanbul İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisinin verilerinden derlenen aşağıdaki tablo son dokuz yılın işçi sağlığına dair karnemizin ne kadar kötü olduğunu açık bir şekilde ortaya koymamaktadır. 2013 yılından 2021’e kadar her yıl ortalama iki bin işçi hayatını kaybetmiş, ailelerinin de gelecekleri kararmıştır.   

2012 öncesi işçi sağlığı ve güvenliğinde sıkça dile getirilen en temel sorun neredeyse “müstakil” bir iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının olmayışıydı. Ve 30.06.2012 tarihinde “müstakil” 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği yasamız Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aşağıdaki tabloda sorunun kaynağının “müstakil” mevzuat olmadığını gözümüze sokar niteliktedir. Tabloda yok ama 2012’de 74.871 olan iş kazası sayısı bir yılda neredeyse iki buçuk katına çıkmış ve her yıl “istikrarlı” bir şekilde artmaya devam etmiştir.

İş kazası istatistikleri  (2013-2021)Yılİş Kazasın Sayısı (SGK Verisi)İş kazalarında hayatını kaybeden toplam işçi sayısıTicaret /Büro İş kolunda hayatını kaybeden işçi sayısıToplam içindeki oran (%)2021Veri henüz yayımlanmadı217034516%2020384.262242729612%2019422.46317361046%2018430.98519231186%2017359.65320061548%2016286.06819701246%2015241.54717301016%2014221.3661886935%2013191.3891235958%

Tabloya pandeminin etkisini de açık bir şekilde ortaya koymak adına seçilmiş bir işkolundaki iş kasası istatistiklerini de işledim:  Ticaret-Büro işkolundaki duruma ait veriler.  

2019 dahil, önceki yıllarda her yıl hayatını kaybedenler içerisindeki oran ortalama yüzde 6-8 düzeyindeyken, 2020 ve 2021 döneminde çarpıcı bir şekilde artışın olduğu görülmektedir. Dolayısıyla 2020'nin Mart ayında başlayan Covid-19 pandemisinin işçi sınıfı hastalığına dönüştüğüne dair savımızın doğruluğuna işaret eden bir veri niteliğindedir. Sonuç olarak ne pandemi öncesi ne de pandemi sürecinde işçilerin işe bağlı sağlık ve güvenliklerine dair yeterli önlem alın(a)mamıştır. Bu veriler, durumun, pandemi sonrasında da değişmeyeceğine dair kaygılarımızı güçlendirmektedir. İşçi sağlı ve güvenliğinin sınıfsal bir mücadele alanı olduğu açıktır. Bu nedenle de, işçilerin sağlık ve güvenliklerine dair mücadelede başarılı olmanın en önemli faktörlerinin başında sendikalaşmanın geldiği açık bir gerçekliktir. İş kazalarında hayatını kaybedenlerin sendikasız işyerlerinde yoğunlaşması ise bunun açık bir göstergesidir. 

Yorum Ekle

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.